(1475 S. K. m. 61)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatıyla fazla çalışma ve izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Tarafların müşterek tanığı şef garson olarak otel işyerinde çalışan davacının günde 12 saat mesai yaptığını, bir davacı tanığı da mesainin 13 - 14 saat sürdüğünü açıklamışlardır. Mahkemece dinlenen diğer davalı tanığı bu konuda herhangi bir şey söylememiştir. Duruşma tutanağı açıklıktan yoksundur. O tanığa da sorulsaydı fazla mesai yapılıp yapılmadığı hususunda bildiklerini de açıklayabilirdi. Ancak bu dosya içeriğine göre davacının yaptığı iş itibariyle günde 12 saat çalışıldığı, 1 saat ara dinlenmesi yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerçeğe uygunluğu bakımından doğru olur. Mahkemece; bu olgular dikkate alınarak hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 02.07.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının iş akdi İş Yasası'nın 17. maddesinin II/c bendine göre feshedilmiştir.
Yasanın belirtilen madde ve bendine göre işverenin başka işçisine sataşma durumu işverene iş akdini fesih hakkı vermektedir.
Davacının işyerinde stajyer öğrenci olarak çalışan bir kişiye, şef garson olması nedeniyle emir ve talimat vermesi üzerine, o kişinin yarattığı haksız eylem nedeniyle yaralanıp rapor aldığı olayların gelişiminden anlaşılmaktadır.
Dinlenen davacı tanıkları olaya davacının neden olmadığını ve stajyere normal görevini hatırlattığı sırada hakaret ve müessir fiille karşılaştığını beyan etmişlerdir.
Davalı tanığı olarak gösterilen kişinin beyanlarının görgüye dayalı olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararında da, davacının olaya sebep olacak bir eylemi açıkça belirtilmemiştir.
Bu nedenle davacının sataşma eylemini meydana getirdiği kanıtlanamadığı gibi, karşı tarafın eylemine de tahrik edici tutumlarıyla neden olduğu kanıtlanamamıştır.
Ayrıca yasada işverenin diğer bir işçisine sataşma eylemi fesih nedeni yapılmaktadır.
İş Kanunu'nda işçi, Bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi olarak tanımlanmıştır. Şayet, hizmet ilişkisi hizmet akdinden doğmuyorsa işçilikten söz edilemez.
Yargıtay kararlarına göre, mesleki öğrenim sırasında öğrenimin devamı mahiyetinde zorunlu bir staj olarak görülen işin hizmet ilişkisi olarak nitelendirilmesine olanak yoktur.
Davacının sataştığı iddia olunan kişinin işverenin işçisi olmadığı tartışmasız olarak ortada iken, bir başka işveren işçisine sataştığı gerekçesiyle davacının iş akdinin feshini haklı bulan mahkeme kararının bozulması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy