(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 36, 53)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatları ile fazla çalışma ve yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı hizmet akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının hatırlatıldığı halde görevini yapmaması, işyerinde çalışan diğer işçilere hakaret ve sataşmada bulunması, izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmeme veya geç gelmesi gibi davranışları nedeniyle hizmet akdinin 1475 sayılı Kanunun 17/IIc-ç-f-g fıkraları uyarınca feshedildiğini beyanla isteğin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının verilen görevleri hatırlatıldığı halde yapmadığı, işyerinde çalışan diğer işçilere hakaret ve sataşmada bulunduğu ve hakkında 4-5-6 Mart 1998 tarihlerinde olmak üzere üç adet tutanak düzenlendiği ve hizmet akdinin 6.3.1998 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hizmet akdinin haksız feshedildiği sonucuna varılmış ise de, davacı hakkında işyerinde tutulan, tutanaklar ayrıntılı ve 1475 sayılı Kanunun 17/II-ç ve g fıkraları anlamında haklı fesih nedenlerini kapsadıkları açıkça anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıkları tutanak mümzileri olup tutanak içeriğini doğrulamışlardır.
Davacı vekilinin de 8.6.1998 tarihli dilekçesinde davacının hakaret içerikli sözler sarf ettiğini ancak bu sözlerin yakınma ve kınama amacıyla söylendiğini belirtmesi sonuca ulaşmak açısından dikkat çekicidir. Bu delil durumu karşısında hizmet akdinin haklı nedenle feshedildiği açıkça ortadadır. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy