(2821 S. K. m. 4) (İşkolları Tüzüğü m. 2) (1086 S. K. m. 43, 45)
Dava: T. İlaç ve Kimyevi Maddeler San. ve Tic. AŞ adına Avukat R. U. Ö. ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat A. D. aralarındaki dava hakkında İstanbul 3. İş Mahkemesinden verilen 27.5.1999 günlü ve 1600/365 sayılı hüküm, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren Anonim Şirketinin isteği üzerine davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Adapazarı'nda Kurulu bulunan T. İlaç ve Kimyevi Maddeler San. ve Ticaret AŞ Fabrika işyeri ile İstanbul/Leventte bulunan merkez işyerinin dahil olduğu işkolu tespit edilmiş olup buna göre Sakarya'daki fabrika işyerinin işkolları Tüzüğünün (03) numaralı "Petrol Kimyevi ve Lastik" işkoluna, İstanbul'daki merkez işkolunun ise (17) numaralı "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" işkoluna girdiği tespit edilerek bu işkolu tespit kararı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Davacı işveren 2821 sayılı Sendikalar kanunun 4. maddesi uyarınca iş mahkemesinde dava açarak her iki işyerinin de 03 nolu "Petrol Kimya ve Lastik" işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini istemiş ve hasım olarak da yukarıda adı geçen Bakanlığı göstermiştir.
Mahkemece Sakarya'daki işyerinin bir bölümünün (03) nolu diğer bölümünün (09) nolu "Kağıt" işkoluna İstanbul'daki işyerinin de bir bölümünün (03) nolu işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmiş, diğer bölümü hakkında ise hüküm kurulmamıştır.
Davalı Bakanlık yargılama sırasında Bakanlığın aynı tespitine yönelik olarak S. Sendikası tarafından da dava açıldığını, bu iki davanın birleştirilerek sonuçlandırılması gerektiğini savunmuş, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Bakanlık tespiti (03) nolu işkolu şeklinde olduğu için bu işkoluna giren yani kurulu bulunan sendikaların bu dava sonucunda verilecek karar bakımından hukuki menfaatleri bulunmaktadır. Bunların davaya dahil edilmemiş olması usul kurallarına aykırılık oluşturur. Öte yandan Sakarya'daki açılmış olan davada aynı konuda bulunduğuna göre mahkemelerce çelişkili kararlar verilmesi olasılığı bulunduğundan bunların ayrı ayrı sonuçlandırılması isabetsizdir. Davaların birleştirilmesi ve bir kararla sonuçlandırılması zorunluluğu ortadadır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA ve bozma sebeplerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy