(818 S. K. m. 104)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takip konusu alacağın icra inkar tazminatıyla birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ödenmeyen tazminat ve diğer alacaklar için Bayındır İcra Müdürlüğünün 96/478 esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibine girişmiş ve bu icra takibinde 255.983.481 TL işlemiş faiz talep etmiştir. Davalının vaki icra takibine yapmış olduğu itiraz üzerine açmış olduğu bu dava ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişiden rapor alınmış hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacının birikmiş faiz alacağı 122.968.329 Tl olarak belirlenmiştir. Mahkemece bu miktarın üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Böyle olunca ortada likit bir alacak olmadığı kabul edilmelidir. O halde faiz alacağı yönünden icra inkar tazminatının reddine karar verilmelidir.
3- Keza icra takibi sırasında faize faiz istenmiş, mahkemece istek kabul edilmiştir. Oysa Borçlar Kanununun 104/son maddesi uyarınca geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt nedeniyle faiz yürütülemez. Bu durumda faize faiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy