(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının geç ödenmesinden doğan faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süreci içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı İŞÇİ kıdem tazminatının geç ödenmesi nedeniyle geçmiş günler faizi isteminde bulunmuş mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur .
Dosya içeriğine göre davacı işçiye davalı işveren tarafından kıdem tazminatının çeklerle ödemesi yoluna gidilmiş ve çeklerin içerdiği miktarların davacı tarafından tahsil edilmiş olup olmadığı araştırılmamıştır. Davacının faiz isteğine ilişkin bulunduğu ihtirazı kaydın çek muhtevalarının tahsilinden önce yapıldığı takdirde anılan kaydın geçerli sayılması gerekir. Bu itibarla, kıdem tazminatı için davacıya verilen her bir çekin içerdiği miktarın hangi tarihte ödendiği öncelikle belirlenmeli ve son taksitten önce ihtirazı kaydın yapıldığı anlaşıldığı takdirde fesih tarihinde ödeme tarihlerine göre geçmiş iş günleri faiz miktarları hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken bir noktada 10 taksit halinde çekler tanzim edilerek ödenmesi söz konusu olan ve taraflar arasında uyuşmazlık konusunu oluşturmayan kıdem tazminatının emeklilik sebebiyle sona erme günü olan 31.7.1997 günümü yoksa son ayrılışın yapıldığı 2.7.1998 tarihinin nazara alınarak mı hesap edildiğinin tespiti hususudur. Şayet davalı 1997 Temmuz ayı sonuna göre kıdem tazminatı ödemek yoluna gitmişse o tarihten itibaren ödeme tarihlerine kadar faiz hesaplanmalıdır. 2.7.1998 tarihi işveren tarafından esas alınmışsa bu tarih, faiz başlangıç tarihi olarak nazara alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,15.9.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy