(1475 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma parası, yemek, vasıta ve sosyal yardımlar, hafta ve genel tatil gündelikleriyle ücret alacağının .... davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.3.1999 tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat T. Ş. Karşı taraf adına Avukat H. İ. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı hizmet aktinin davacının işveren vekiline hakareti sebebiyle 1475 sayılı kanunun 17/2-b maddesi uyarınca disiplin kurulunca sona erdirildiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dinlenen tanıklara fesih nedeni olan hakaret konusu sorulmamış feshe neden gösterilmeyen olaylar sorulmuştur. Eksik inceleme ile davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabul edilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş davacının hizmet aktinin feshine neden gösterilen işveren vekiline hakaret eyleminin meydana gelip gelmediğinin tanıkları tekrar celp ederek sormak, disiplin kurulu tahkikat evrakını celbetmek ve hasıl olacak duruma göre davacının ihbar ve kıdem tazminatı istekleri ile ilgili olarak bir karar vermekten ibarettir.
3- Taraflar arasında yurtdışına giderken imzalanan "işveren talimatı ve muvafakatname"nin 11.nci maddesinde yurtdışındaki fazla mesai çalışmalarının ne şekilde değerlendirilip ücretlerinin ödeneceği açıklanmıştır. Yurtdışı çalışmaları ile ilgili ödemelerin tetkikinde bu muvafakatnamenin uygun ödeme yapıldığı izlenimi uyanmaktadır. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda bu muvafakatname ve ödeme belgeleri değerlendirilmiş değildir. Yurtdışında yapıldığı iddia olunan fazla çalışmalarla ilgili yukarıda açıklanan belgelere uygun şekilde bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre değerlendirme yapılarak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.3.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının iş aktinin İş Yasasının 17/11-b maddesi gereğince sonverilmiştir.
Davacı hakkında 29.9.1996 ve 10.11.1996 tarihlerinde öğleden sonra mesaiye çıkmadığı yönünde tek taraflı tutanaklar tutulmuştur.
Davalı tanığı ve beyanında bu durumun fesih sebebi yapıldığını ifade etmiştir. Tanıklar beyanlarında davacının hastalığı nedeniyle göreve çıkamadığını ifade ettikleri gibi, ihtar cezası ile yetinilebilecke yerde fesih yönüne gidilmesi yasaya aykırı bir yön oluşturmuştur.
Davalı taraf hakaret olgusuna açıkça dayanmamıştır. Davalı bu hususta herhangi bir tutanak ibraz etmemiştir. Ayrıca dinletilen davacı ve davalı tanıkları hakaret yönünde bir beyanda bulunmamışlardır.
Bozma kararında tanıklara bu yönün sorulması gerektiğine işaret edilmektedir. Ancak davalı vekili tanık dinlenilen celselerde hazır bulunmuş ve başka yönlerden tanık beyanlarına karşı çıkmış ise de, ilgili sorular sorulmasını talep etmemiştir. Dinlenilen tanıkların beyanları tafsilatlı olarak alınmış ve davalı taraf eksik beyan alındığını iddia etmemiştir. Herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı tarafın sorulmasını istemediği bir hususu mahkemenin görevleri arasına sokmak mümkün olamaz. Bu durum davalının hakaret unsurunu iddia etmekrten kaçındığı anlamına gelip, fesih nedeni duruşmalarda iddia etmekten kaçındığı anlamına gelip, fesih nedeni duruşmalarda iddia edilip kanıtlanamadığından fesih haksız olup, davacı ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığından, tanıkların yeniden çağrılıp, hakaret unsuru yönünden bilgilerine başvurulması yönündeki Daire çoğunluk bozma kararına katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy