(2822 S. K. m. 9) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, TİS ücreti farkı, sosyal yardım farkı ile ücretli izin parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.10.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat S. Kızıloğlu ile karşı taraf adına Avukat E. Olkun geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin hizmet akdi, 30.7.1998 tarihinde imzalanıp 1.5.1998-30.4.2000 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesi'nin yürürlük başlangıç tarihinden önce 14.7.1998 tarihinde sona erdirilmiştir. Uyuşmazlık kıdem ve ihbar tazminatları ve yıllık ücretli izin alacağının söz konusu Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre ödenip ödenmemesi konusunda toplanmaktadır. Görüldüğü üzere fesih, imza tarihinden önce gerçekleşmiştir. Dairemizin Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen kararlılık kazanmış uygulamasına göre Toplu İş Sözleşmesi'nde ayrık bir hüküm yoksa bu durumda bulunan bir işçi Toplu iş Sözleşmesi'nden yararlanamaz. Esasen bu durum mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki davalı işveren Toplu İş Sözleşmesinin imzalanmasından sonra davacı işçiye taksitler halinde Toplu İş Sözleşmesi ödemiş olduğundan mahkemece bu olgu dikkate alınarak ihbar ve kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının da Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin nazara alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirme hatalıdır. Gerçekten işveren hataen ödemeler yapabilir ve bunları usulüne uygun biçimde geri alma hakkına sahiptir. Olayda da davalı işveren hataen ödemeden söz etmiştir. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 9. maddesi Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlanabilmek için sendikaya üyelik ya da dayanışma aidatı ödeme koşulunu öngörmüş ve bu koşullarla ilgili ayrıntılı bir düzenlemeye yer vermiştir. Bir işveren bu koşulları taşımayan işçilere koşulları taşıyan işçiler gibi ödemelerde bulunamaz. Zira aksi yolda işlem sendikaya karşı da sorumluluğun doğmasına neden olur. Bu itibarla hataen yapıldığı anlaşılan ödemelere değer verilemez. Bunun sonucu olarak da ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri dikkate alınmaksızın hesaplanarak hüküm altına alınmaları gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy