(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi Demirçelik tesisleri işyerinde çalışırken işyerinin özelleştirilme kapsamına alındığı 4046 sayılı özelleştirme kanununa göre işyerinin yeni işverene devri işlemleri yürütülürken davalı Kardemir A.Ş. ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında bir protokol düzenlenerek bu protokolun 2. maddesinde çalışmakta olan işçilerin iş akitlerinin feshedilerek ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesinin öngörülmesi nedeniyle davacı ile diğer işçilerin sözleşmelerinin feshedildiği ihbar ve kıdem tazminatlarının da kısa bir süre içinde ödendiği, fesihten sonra davacının ve diğer işçilerin devir alan davalı işveren A.Ş. tarafından tekrar işe alındığı bir süre daha bu işçilerin aynı işyerinde çalışmalarını sürdürdüğü konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
Davacı açmış olduğu bu dava ile önceki feshin geçersiz sayılarak tüm çalışma süresi dikkate alınmak suretiyle kıdem tazminatının hesaplanması gerektiği iddiasıyla alacak isteğinde bulunmuş, mahkemece istek kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosya içeriğine göre hizmet süresi kesintisiz gibi görülmekte ise de burada işçilerin hemen hemen tamamının da ortak olduğu yeni bir Anonim Şirket tarafından işyerinin özelleştirme sonucu ve özelleştirme idaresinin de davalı işverenin taraf olduğu protokol uyarınca işlemlerin yürütülüp tasfiyesi sonucu o tarihe kadar çalışan işçilerin haklarının ödendiği gerçeği ortada olup davacı işçi de ihbar tazminatını da almak suretiyle önceki dönemin fesih bildirimiyle sona erdirildiği açıktır. Artık bu gelişmelerden sonra hizmetin kesintisiz sürdürüldüğü iddiasına değer verilemez. Özelleştirme olgusu bulunsun ya da bulunmasın bir işyerinin devri halinde önceki işveren devirden önce çalıştırdığı işçilerin haklarını ödemek suretiyle hizmet sözleşmelerini feshedebilir ve böylelikle işyerini devralan yeni işveren bu konu ile ilgili olarak sorunsuz biçimde işyerini devralmasını sağlayabilir ki, pozitif hukukumuzda böyle bir durum meydana gelmesini engelleyecek bir kural mevcut değildir. Yeter ki ortada bir muvazaa ya da hata, hile, tehdit gibi rızayı ifsad eden bir neden sözkonusu olmasın. Somut olayda bu şekilde değerlendirilmelidir. Ortada kötüniyetli bir davranışın bulunmadığı ve böylece iflasın eşiğinde olan ülkemizin önemli bir işletmesinin varlığının sürdürülmesi sağlandığı, sırf bu amacı gerçekleştirebilmek için devletin konuya büyük bir özen gösterdiği de bilinen bir gerçektir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.2.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy