(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, iki ayda bir 80.000.000 TL. ve ayrıca her ay 44.000.000 TL. ikramiye aldığı kabul edilmek suretiyle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu sonuca davalı işveren tarafından ibraz edilen Haziran, Temmuz, Ağustos 1998 ücret bordroları ve ifadelerden hareketle varıldığı belirtilmişse de, mahkemece dinlenen tanıklar, ikramiye yönünde birbeyanda bulunmamışlardır. Esasen davacıya iki ayda bir 80.000.000 TL. ikramiye ödendiği hususu tartışmasızdır. Haziran 1998 ücret bordrosunda görüldüğü üzere belirtilen miktarda ikramiye ödemesi yapılmıştır. Temmuz 1998 ayında ikramiye ödenmemiş, Ağustos 1998 ücret bordrosunda ise Temmuz ayı ile birlikte Ağustos ayında çalışılan 3 gün karşılığı toplam 33 gün için 44.000.000 TL. ikramiye ödendiği anlaşılmaktadır. Her üç bordro birlikte değerlendirildiğinde ödemelerin tartışmasız olan iki ayda bir 80.000.000 TL. ikramiye esasına göre yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Ayrıca her ay 44.000.000 TL. ikramiye ödendiği ispat edilebilmiş değildir. Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda varılan bu sonuç davacının talebinin dahi üzerindedir. Bu durumda davacının tazminata esas alınan ücreti hatalı olarak belirlenmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ile birlikte, bordrolar esas alınarak tazminatların hesaplanmasına gidildiğine göre mahkemece bu hesap tarzı bir değerlendirmeye tabi tutularak isteklerin hüküm altına alınması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.9.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy