(1475 S. K. m. 26, 40)
Dava: Davacı, ücret, ikramiye ve ilave tediye parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, davalıya ait işyerinde çalıştığı sırada 16.6.1990 tarihinde meydana gelen sel felaketinde işyerinin zarar görmemesi için büyük çaba gösterdiğini ve bundan dolayı işveren tarafından yazılı bildirim yapılarak teşekkür edildiğini ancak bu tarihte yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 108-c maddesine göre yapılması gereken ücret zammının yapılmadığını ileri sürerek sözleşmeden doğan fark alacakları talep etmiştir. Davalı ise cevabında davacının bu yöndeki talebini 31.7.1998 tarihinde yaptığını alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, davaya konu sel felaketinden sonra yaklaşık sekiz yıl geçtiği ve alacağın zamanaşımına uğradığı, ayrıca davacının tüm süre boyunca ücretlerini ihtirazi kayıtsız aldığından bahisle istekler reddedilmiştir.
Davalı bölge müdürlüğünün 27.3.1990 tarihli davacıya hitaben yazdığı yazısında, davacının çalışmalarının ve gösterdiği büyük gayretin taktirle karşılandığı bildirilmiş, teşekkür edilmiştir. Yine cevap dilekçesinde, tabi afetlerde çaba sarfedenlere bu zam maddesinin uygulandığını, davacı işçi için ise bölge müdürlüğünce taktir hakkı kullanılarak teşekkür yazısı yazıldığı belirtilmektedir. işyerinde 1.3.1989-28.2.1991 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 3. dönem toplu iş sözleşmesinin 108-c maddesinde "zelzele", su baskını ve yangı gibi tabii afetler esnasında işyeri için zarar tevlit edecek bir halin önlenmesinde müessir olan işçilerin yevmiyelerine, taşrada Bölge Müdürlükleri merkezde Genel Müdürlük onayı ile 750. TL/gün zam yapılır" hükmü yer almıştır. Bu hüküm açık olup davalıya, davacı işçiye teşekkür edilmesi ya da ücretine zam yapılması seçeneklerini sunmuş değildir. Ayrıca davacının müracaatı şartı da aranmamıştır. Öte yandan olayın üzerinden sekiz yıl gibi bir süre geçmişse de işyerinde daha sonra yürürlüğe giren toplu iş sözleşmelerinde aynı ücret zammı maddesi öngörülmüş ve şayet zam uygulansaydı sonraki yevmiyelerde de artışa sebep olacağından, davacının süregelen bir alacak kaybı sözkonusudur. Davacının ücret bordrolarını ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imzalamış oluşu bu olacakların gerçekleşmediği ya da talep edilemeyeceği anlamına gelmez. Böyle olunca dava tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre için talep konusu alacaklar hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.9.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy