(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem ve manevi tazminat ile aynı yardıma ilişkin alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.199 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Av.T.K. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalıya ait işyerinde bekçi olarak çalışırken 2495 sayılı yasa kapsamında güvenlik görevlisi statüsüne getirilmiş ve sendika üyeliğinden de istifa ederek bu görevini sürdürmekte iken 9-10 Ocak 1998 gecesi yapılan denetimde aynı görevi ifa eden arkadaşları ile uyudukları tespit edilmiştir. Dosya içeriğine göre güvenlik görevi danışmanlık hizmetleri dava dışı bir şirket tarafından yürütülmekte olup bu son şirketçe uyuma eylemi ortaya çıkarılmış ve 21.1.1998 tarihinde davalı şirket bu eylemden haberdar olmuştur. Daha sonrada 1475 sayılı iş kanununun 17/II-d maddesine göre eylem doğruluk bağlılığa uymayan davranış olarak nitelendirilerek davacının işine son verilmiştir.
Mahkemece altı iş günlük sürenin geçirildiği düşünülerek feshin haksızlığı sonucuna varılmak suretiyle ihbar ve kıdem tazminatarı hüküm altna alınmıştır. Ancak belirtmek gerekir ki danışmanlık hizmeti yapan dava dışı şirketin olayı tespit edip davalı şirketi durumdan hebardar ettiği tarihe kadar geçen sürenin hak düşürücü süre içinde düşünülmesi doğru değildir. Gerçekten davacı üçüncü şahıs durumundaki şirketin işçisi olmadığı gibi, hizmet akdi ilişkisi davacı ile davalı işçi arasında kurulu bulunduğu için 6 işgünlük sürenin belirlenmesinde feshe yetkili kişi ya da kurulun olayı öğrenme tarihi önemlidir. Somut olayda; dosyadaki "bilgi ve belgelere göre öğrenme" 21.1.1998'de gerçekleşmiş olup, davalı işveren 6 günlük hak düşürücü süre geçmeden 26.1.1998 tarihinde fesih yoluna başvurmuştur. Öte yandan doğruluk bağlılığa uymayan bir davranışın söz konusu olduğu mahkemenin de kabulündedir. Süre de geçmediğine göre ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir. Bu konuda özellikle belirtmek gerekir ki davacı güvenlik görevlisi gibi işyeri için hayati önemi haiz bir görevde bulunduğu sürede gece vakti diğer iki güvenlik görevlisi ile birlikte uyumuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy