(1475 S. K. m. 33) (506 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası, hafta ve bayram tatili gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.3.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat R. T. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacı işçinin 1.6.1992 tarihinde işe başladığı kabul edilerek kıdem tazminatı ile diğer işçilik hakları hüküm altına alınmış ise de, belirtmek gerekir ki, davalı işveren tarafından ibraz edilen bordrolardan davacının 1992 yılı Şubat ve Mart aylarında da çalıştığı görülmektedir. Bu bordrolar davalı tarafından ibraz edildiğine göre onu bağlar ve bunun sonucu olarak da SSK'ya verilen sigorta giriş bildirgesi ile 17.6.1992 tarihli ferdi hizmet sözleşmesine değer verilemez. Öte yandan davacı tanıkları da 1988 veya 1989 yıllarında davacı işçinin işe girdiğini açıklamışlardır. Ancak, sözlü anlatımlar değerlendirilirken zararın olumsuz etkisi de her zaman dikkate alınmalı ve söylenen hususlar ihtiyatla karşılanmalıdır. Bu itibarla davacı işçinin 1988 yılında ve 1989 unda bir bölümünde bir başka işyerinde çalıştığı mahkemece kabul edildiğine göre 1989 dan itibaren işyerinin açık olup olmadığı yani faaliyette bulunup bulunmadığının araştırılarak faaliyette olduğu anlaşıldığı takdirde tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği dikkate alınmak suretiyle o tarihten itibaren davacının çalıştığı kabul edilerek hesaplamalar yapılmalıdır. O halde karar bu yönden bozulmalıdır.
3- Davacı işçinin son dönem çalışmasının asgari ücretin üzerinde kabul edilmesi isabetli ise de, önceki dönemde asgari ücret üzerinden çalıştığının kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Gerçekten davalı işverenin ibraz ettiği yukarıda anılan 1992 yılı Şubat ve Mart aylarına ait bordrolarda davacının asgari ücretin üzerinde bir ücret aldığı gösterilmiştir. Bu delil durumu karşısında önceki bordrolar da değerlendirmeye tabi tutularak asgari ücretin üzerinde bir ücret belirlemek suretiyle hesaplamalar yapılarak sonuca gidilmesi doğru olur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy