(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ikramiye, ve sosyal haklar alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün üresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.3.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat M. S. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosya içinde bulunan ve davacı işçi tarafından imzalı dilekçe ile sağlık nedeni ile işyerinden tazminatlarının ödenmesi koşuluyla istifa ettiğini bildirmiş, buna karşı davalı işveren kendisine çektiği ihtarname ile önel vermeden işyerinden ayrıldığını, tazminata hakkı olmadığını bilakis kendisinin ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini bildirmiştir. Davacı ihtarnameye verdiği cevapta dava dilekçesinde istifa olgusunu kabul etmiştir. Bu kabul ve delil durumuna göre sözleşmeyi feshettiği dikkate alınarak davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği gibi ödediği ihbar tazminatınında geri alma hakkının bulunmadığı kabul edilerek bu isteğinde hüküm altına alınmaması gerekir. Mahkemece buna rağmen her iki isteğin kabulü hatalıdır.
2- Davacı işçi kalem kalem herbir hakkının ne olduğunu belirtmeksizin sosyal haklarında hüküm altına alınmasını istemiş ve mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda yakacak ve kasa tazminatı karşılığı olarak hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporuna karşı davalı işveren anılan hakların ödendiğini ileri sürerek itirazlarda bulunmuş ve imzalı bordrolar ibraz etmiştir. Gerçekten bordrolarda yakacak ve kasa tazminat sütunları yer almış ve miktarlar gösterilmiş olduğuna göre sosyal hak olarak bilirkişi raporuna varılan sonucun kabul edilmesi hatalı olur. Fakat herhangi bir tereddütün kalmaması için bu hususlar ve davalı işverenin yapmış olduğu itirazlar dikkate alınmak suretiyle ek rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tekrar verilmesi gerçek durumu ortaya çıkması bakımından zorunludur. Eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy