(1475 S. K. m. 13, 14, 26, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, ihbar farkı, ücret farkı, ikramiye, yıllık ücretli izin sosyal haklar ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı işçinin hizmet akdi sona erdirildikten sonra Mart 1997 ayı içinde Toplu İş Sözleşmesi'nin 1.8.1996 ve 1.2.1997 ücret zamları nazara alınarak belirlenen ücret üzerinden ihbar tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır. Bu ödeme tarihine kadar yapılan zamlardan davacının yararlandırılması doğrudur. Ancak önel süresi içinde kıdem tazminatı tavan artışı 1997 Temmuz ayında gerçekleşmiş olup, bu tavandan davacının yararlandırılması dairemizin oluşan içtihatlarına aykırıdır.
3) Toplu İş sözleşmesinin 59/c maddesinde kıdem tazminatının hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 gün içinde ödenmesi öngörülmüştür. Bu tür kısa süreler dairemizin yerleşmiş uygulamaları gereği hükümsüz sayılamaz. Bu itibarla feshi takip eden onuncu günden sonrası için kıdem tazminatı faizi hüküm altına alınmalıdır.
4) Davacının dava konusu dönem içinde bir süre ücretsiz izinli olduğu, 16.12.1996-17.1.1997 tarihleri arasında da işyerinde grev uygulandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde ücret ikramiye ve sosyal haklara ilişkin fark alacaklarda bu süreler göz önüne alınmaksızın hesaplama yapılması gerekirken çalışılmış gibi kabul edilerek fark alacakların saptanması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy