(1475 S. K. m. 35, 49)
Dava: Davacı, fazla çalışma ve izin ücreti, mevduat primi ve temettü alacağının ödetilmesine davalı ve karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerine kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı-karşı davalı işçi 25.12.1996 tarihinde istifa dilekçesi vererek 8 haftalık önelin hitam tarihi olan 20.2.1997'de ayrılacağını açıklamıştır. Bu dilekçenin karşı tarafa ulaştıktan sonra hüküm ifade edeceği açıktır ki, böylece içeriği itibariyle somut olayda bu husus gerçekleşmiştir. Karşı taraf işverenin onay tarihinin esas alınması doğru değildir. Böyle olunca karşı dava konusu oluşturan ihbar tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.
3. Fazla mesai alacağı hesabına da davacı işçinin yıllık ücretli izinlerini kullandığı sürelerin dahil edilmemesi gerekir. Gerçekten bir kimsenin izin kullanırken günlük normal çalışmasını dahi yapmasının sözkonusu olmadığı tartışmasızdır. Bundan başka 5 yıl boyunca bir kimsenin hafta tatilleri ve bayram günleri dışında zaman zaman başka mazeretleri çıkabileceği düşünülerek makul bir hakkaniyet indirimi yoluna gidilmesi gerçeklere uygun düşer.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy