(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçinin hizmet akdinin devamı sırasında askerlik süresini borçlandığı ve emekli olmak suretiyle işyerinden ayrıldığı borçlanılan askerlik süresi için fark kıdem tazminatı isteğiyle bu davayı açtığı anlaşılmakta olup taraflararasındaki uyuşmazlık 1475 sayılı İş Kanununun 14/4. maddesi kapsamında bir işyerinde davacının çalışıp çalışmadığı konusunda toplanmaktadır. Anılan 14. maddenin 7. fıkrası "bu madde de geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4.ncü maddesinde sayılan kurumları kapsar" biçimde düzenlenimiş olup uyuşmazlığın çözümünde dikkat edilmesi gereken bir hüküm niteliğindedir. Ancak, 468 sayılı Kanunun yerine 2.4.1987 tarih ve 3346 sayılı "Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun" geçmiş bulunduğu için bu son Kanunungözönünde tutulması icabeder. Bu Kanunun "kapsam" başlıklı 2. maddesinde "ödenmiş sermayesinin yarısından fazlası kamu tüzel kişilerince sağlanmış olan kurumlar ile bu kurumların ödenmiş sermayesinin yarısından fazlasını sağlamış oldukları diğer kurumlar yukarıda sayılanlardan olmamakla beraber kendilerine bazı kamu yetki ve görevleri verilmiş olup galip vasıfları bu kamu hizmetlerini yürütmek olan ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından olmayan özel kanunlara tabi ve İller Bankası, bu kanunla konuları denetime tabidirler." Kuralına yer verilmiştir. Kamu kurumu olup olmadığının anlaşılabilmesi için bu hükme göre bir değerlendirme yapılmalı, bunun içinde akdin fesih tarihi esas alınarak öncelikle ödenmiş sermayesinni kamu tüzel kişilerince sağlanmış olup olmadığı bu koşul gerçekleşmediği takdirde de düzenlemenin bütününe göre davalı şirketin değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde isteğin kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy