(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kasamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı yıllık ücretli izin kullanmak için davalı işverene başvurduğunu, kullandırılmadığını, bunun müteaddit yıllar devam ettiğini, son defa istemesi üzerine de sözleşmesini işverenin fesh ettiğini bildirerek ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; davacı işçinin işyerinden 1 fındık naylonu alması ve bu aldığı şeyin de fazla bir kıymeti olmadığı gibi bu konuda işyerinde işçilerin naylonu kullanmak üzere götürdükleri şeklinde bir teamülün oluştuğu, bunun sonucu olarak da işverenin akdi feshinin haksız olduğu gerekçesiyle istekleri hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü üzere davacının gösterdiği fesih nedeni mahkemece kabul edilmemiş bir başka olgu üzerinde durulmuştur. Davacı tanıkları dahi izin isteme gibi davacının bir davranışı olduğunu doğrulamamışlar, olayın fındık naylonu ile ilgili olduğunu açıklamışlardır.
Tüm dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı işçinin olay tarihinde en az 3-4 milyon değerinde olan bir naylonun davalı işverenin haberi olmadan bir pazar günü alıp götürdüğü tartışmasızdır. Böyle bir davranış 1475 sayılı İş Kanununun 17/II-d maddesindeki doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olarak nitelendirilmelidir. Bir işçi değeri ne olursa olsun işverene ait işyerindeki herhangi bir madde ya da malzemeyi kullanmak üzere işyeri dışına çıkartamaz. Hizmet akdinde tarafların güven ortamı içinde üzerlerine düşen görevi yerine getirmesi esastır. Somut olayda olduğu gibi sonradan işverenin kabul edemeyeceği böyle bir davranışta bulunulması, işçinin akdinin haklı olarak feshedilmesi sonucunu doğurur. Böyle olunca savunmaya değer verilerek davacının işine haklı olarak son verildiği kabul edilmeli ve bunun sonucu olarak ta ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Dairemizin görüşü benzer olaylarda bu doğrultuda olduğu gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da uygulamasını bu yönde sürdürmektedir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy