(2821 S. K. m. 30)
Dava: Davacı, ünvan değiştirme işleminin iptaline karar verilmesi istemiştir. Yerel mahkeme, istek gibi karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi hakaret amiri görevini ifa ederken işletme işçiliğine verildiğini ileri sürerek usulsüz işlemin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması ve iptali isteminde bulunmuş, mahkemecede istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
İş Hukukunda işverenin izin düzenlenmesi ve yürütülmesi yetkisinin işverene ait olduğu böylece iş barışının sağlanabileceği şeklindeki görüş geçerlidir. Şayet bir işçi bir görevden diğer bir göreve verilmiş ve böylece maddi ve manevi zarara uğramışsa hakkında eda davası açmak yada mevzuatın kendisine verdiği yollara başvurmak ve özellikle ilgili mercilere şikayette bulunmak, fesih hakkını kullanmak şeklinde seçimlik haklarını kullanabilir. Usul Hukukumuzda da kural olarak eda davası açılabilecek hallerde tespit davası dinlenmez. Ayrık duruma örnek olarak işyeri sendika temsilcileri için öngörülen güvenceden söz edilebilir ki, bu husus 2821 sayılı sendikalar Kanunun 30. maddesinde düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy