(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ile çalışma parası ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Hizmet akdinin davacının kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık mevcuttur.
Dinlenen davacı tanıkları, işyerinde fesihten çok önce 1993 yılında davalı işveren tarafından işten çıkarılmış olan kimselerdir. Bundan başka davalı ile aralarında husumette mevcuttur.
Buna mukabil dinlenen davalı tanıkları fesih tarihinde iş yerinde çalışan kimseler olup davacının işi bıraktığını açıklamışlardır. Ayrıca davalı işveren davacıya gönderdiği 4.9.1998 tarihli ihtarnamede de işyerine gelmediğini, devamsızlıkta bulunduğunu bildirmiştir. bu ihtarname davalı tanıklarını doğrulamaktadır. Bu dosya içeriği dikkate alınınca davacı işçinin işi bıraktığı sonucuna varılmalıdır. Mahkemece uzun yıllar çalışan bir işçinin işi bırakmasının hayatın olağan akışına aykırılığı üzerinde durulmakta ise de, taraf delillerinin aynı güçte olması halinde böyle bir olguya dayanılarak hüküm kurulabilir.
Davalının haklı feshi ispat etmediği görüşü de açıklandığı şekilde, dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bu durumda davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamaz.
2- Fazla mesai yapıldığı iddiasının da işçi tarafından ispat edilmesi gerekir. Belirtildiği üzere davacı tanıkları uzun yıllar önce işyerinden ayrılmış eski işçileridir. Davalı tanıkları ise çalışan kişilerdir. Bu durumda fazla mesai alacağının da hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy