(2821 S. K. m. 25) (2822 S. K. m. 13)
Özçelik-İş Sendikası adına Avukat Erol Akçakaya ile 1-Türk Metal Sendikası adına Avukat Ünal Bedir 2- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat Rezzan Tuna aralarındaki dava hakkında Ankara 1. İş Mahkemesinden verilen 1.7.1999 günlü ve 892/1528 sayılı hüküm, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
NÖBETÇİ HUKUK DAİRESİ YARGITAY KARARI
Dava, nitelikçe davalı Bakanlığın MKEK. Genel Müdürlüğü işletmesinde Türk Metal Sendikasının TİS yapmak için gerekli çoğunluğa sahip olduğuna ilişkin 3.11.1998 gün ve 13084/28502 sayılı yetki tespit kararının iptali ve anılan işletmede Özçelik-İş Sendikasının Toplu İş Sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunun saptanması istemine ilişkindir. "Tarafların MKEK. Genel Müdürlüğüne bağlı işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na 3.9.1998 tarihinde ayrı ayrı başvuruda bulundukları, anılan Bakanlığın 3.11.1998 tarihli kararı ile sözü edilen işletmede Türk Metal Sendikasının Kanununun aradığı gerekli çoğunluğu sağladığını, Özçelik İş Sendikasının ise çoğunluğu sağlayamadığını tespit ettiği tespit yazıları 2822 sayılı toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 13. maddesi uyarınca taraflara tebliğ edildiği, davacı Sendikanın yasal süre içinde olumlu ve olumsuz yetki tespitine itiraz ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, Toplu İş Sözleşmesi yapmağa yetkili Sendikanın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Sorunun sağlıklı bir şekilde çözümü için öncelikle Özçelik-İş Sendikasından istifa ederek Türk Metal Sendikasına üye olan işçilerin statüsü üzerinde durulması, giderek istifanın yasal anlamda geçerli olup olmadığının belirlenmesi gerektiği söz götürmez. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 25/2. maddesidir. Anılan maddede; her üye önceden bildirimde bulunmak suretiyle üyelikten çekilebilir. Çekilme bildirimi Noter huzurunda münferiden kimliğin tespiti ve istifa edecek kişinin imzasını tasdiki ile olacağı hükmü öngörülmüştür. Maddede öngörülen hükümlerin, mutlak, emredici nitelikte kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yasa koyucu istifanın ve üye olmanın kullanış biçimini sıkı bir şekil şartına tabi tuttuğu açıktır.
Somut olayda; Özçelik-İş Sendikasından 31.7.1998 tarihinde istifa edip Türk Metal Sendikasına üye kaydı yapılan, Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 530 sayılı kararında belirtilen 1128 işçiyi, Ankara 21. Noteri görmeden, kimlik tespiti yapmadan önüne sunulan evrakları onaylamak suretiyle istifa işlemlerini sonuçlandırdığı, işlemi yapan ve bu nedenle tutuklu bulunan yeminli Katip Savaş Bütüner'in hazırlık ve Ağır Cezada alınan ifadesinden 1500'ü aşkın işçinin notere verdikleri beyanlarından ve aynı sayıdaki işçilerin Ankara Cumhuriyet Savcılığına yapmış oldukları başvuru sonucu Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 1990/272 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen 1998/79052-78854-79051-79591-79854-79894-79592-79896-79897 sayılı hazırlık evraklarından ve Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin bilirkişi aracılığıyla Noterde yapmış olduğu 21.8.1998 gün 530 sayılı tespit kararı içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca 31.7.1998 tarihinde Özçelik-İş Sendikasından istifa edip Türk Metal Sendikasına üye kaydı yapılan 1128 işçinin istifalarının, 2821 sayılı Yasanın 25/2. maddesinin öngördüğü koşulları içermediği gibi, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 92. maddesinde sayılı ve sınırlı, olarak belirtilen prosedüre de uygun olmadığı açık-seçiktir. Başka bir anlatımla istifalar, gerek 2821 sayılı Yasanın 25/2, gerekse 1512 sayılı Yasanın 92. maddesinde öngörülen emredici nitelikte şekil ve şartına uygun yapılmadığından hukuken geçerli olmadığı ortadadır. Şu duruma göre 3.9.1998 tarihi itibariyle Türk Metal Sendikasına kayıtlı 3014 üye sayısından, istifaları ve üye kayıtları geçersiz kabul edilen 1128 üye sayısını çıkarıp yine aynı tarih itibariyle Özçelik-iş Sendikası üye sayısı olan 2282 sayısına ilave yapıldığında, MKEK. Genel Müdürlüğü'ne ait işyerlerinde çalışan 5341 işçi sayısı nazara alındığında, MKEK. Genel Müdürlüğü işletmesinde Özçelik-İş Sendikasının yasanın aradığı çoğunluğu sağladığı tartışmasızdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle Yargıtay izleme ve denetlemesine elverişli olmayan, dayanakları belirtilmeyen bilirkişilerin kişisel görüşlerini yansıtan raporun, hükme dayanak alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Sendikanın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü;
1- Ankara 1. İş Mahkemesinin 1.7.1998 gün 1998/892 Esas, 1999/1528 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 3.11.1998 gün 13085/28502 ve 13086/2802 sayılı kararlarının iptaline ve Özçelik-İş Sendikasının yapmış olduğu itirazının KABULÜNE,
3- Özçelik-İş Sendikasının MKEK. İşletmesinde TİS yapmak için Yasanın aradığı gerekli çoğunluğu sağladığının TESBİTİNE, (Adli Aravermede Nöbetçi Hukuk Kurulunca) 16.8.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy