(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, işyerinin bir başka yere nakli nedeniyle ortaya çıkacak sorunların çözümlenebilmesi için davalı işverenin 7.5.1996 tarihinde yönetim kurulu kararı ile işçi azaltılması yoluna başvurulacağı bunun için de emekliliği gelmiş işçilerin işverene başvurması halinde sözleşmelerinin ihbar ve kıdem tazminatları ödemek suretiyle bozulacağı bildirilmiştir. Davacı işçi, yönetim kurulu kararından sonra istekli olduğunu bildirmemiş yaklaşık 7 ay çalışmasını sürdürmüştür.
Bu kadar süre geçtikten sonra 1997 Ocak ayında verdiği dilekçelerinde emekli olmak suretiyle işyerinden ayrılacağını davalı işverene bildirmiştir. Olayların bu cereyan şekli itibariyle hizmet akdinin emeklilik nedeniyle davacı işçi tarafından sona erdirildiği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda ise davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece, davacının ihbar tazminatının hak kazandığına gerekçe olarak işveren tarafından aynı durumda olan bir başka işçiye anılan tazminatın ödenmesi gösterilmişse de, dosya içeriğinden o işçinin durumunun davacı işçi ile ne kadar benzerlik arzettiği anlaşılamadığı gibi, bir an için özdeşlik ya da benzerlik olduğu varsayılsa bile hataen yapılan bir ödeme emsal olamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, ihbar tazminatının reddine karar verilmekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy