(1475 S. K.m. 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, ücret, ikramiye, fazla çalışma parası ve ücretli izin, giyim yardımı ile iş güvencesi tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dava: Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Toplu iş sözleşmelerinin 63. maddesinde "işyerinde çalışmakta olan işçiler keyfi olarak ve haksız bir sebepten dolayı gerek bireysel gerekse toplu şekilde işten çıkarılamazlar. Keyfi ve haksız bir sebeple işten çıkartılmalarda işveren işten çıkardığı her işçiye yasalar ve toplu iş sözleşmesi ile kazanılan hakların dışınd ve ayrıca maaşının 12 katı tutarında iş güvencesi ördeneği ödemeyi taahhüt eder" hükmüne yer vermiştir. Davacı işçinin hizmet sözleşmesi daha önce de askıya alınmış ve sonradan tekrar işe çağırılmış davacı gelerek işbaşı yapmıştır. Davacı işçinin hizmet sözleşmesinin askıya alınması suretiyle feshedildiği ve haklı bir sebebe dayanmadığı anlaşılmakta ise de işverenin keyfi olarak hareket ettiği yönünde dosya içerisinde bilg ve belge mevcut değildir. Mahkemece iş güvencesi tazminatının reddine karar verilmelidir. Kaldı ki benzer olaylarda aynı doğrultuda yani iş güvencesi tazminatının koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varılarak kurulan hüküm dairemizin 4.5.1999 gün ve esas 12906 karar 15774 sayılı kararıyla onanmıştır. Bu itibarla mahkemece yapılacak iş işgüvencesi tazminatının reddine karar vermekten ibarettir.
3. Davacı tüm alacakları için en yüksek banka mevduat faizi talep etmiştir. Mahkemece toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklara en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmüş olması Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde öngörülen isteği bağılık kuralına aykırıdır. Bu durumda toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklara en yüksek mevduat faizini geçmemek kaydıyla işletme kredisi faizi yürütülmelidir.
4. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/II. maddesi uyarınca kıdem tazminatına bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizinin yürütülmesi gerekirken en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesi hatalıdır.
5. Davalı işverenin bir kamu kurumu olması nedeniyle ilaeve tediye alacağı 6772 sayılı kanundan doğmaktadır. Toplu İş Sözleşmesi'nde anılan yasaya yollama yapılmış olması bu alacağın toplu iş sözleşmesinden kaynaklandığı anlamına gelmez. Böyle olunca bu alacağı dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy