(1475 S. K. m. 13, 14, 35, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yılılk ücretli izin parası, bayram ve genel tatil gündelikleri ile ortaklık kesintisi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacınn aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı işçi işyerinde kendisi gibi çalışan diğer işçilerinde imzası bulunan bir dilekçe ile işyeri Bölge Müdürlüğüne doğrudan başvurarak işyerinin verimli ve rantabl çalışmasını önlediğini, çalışanlar arasında eşit davranmadığını, şikayetler yapılmasına yol açtığını bildirerek bazı temennilerde bulunmuştur. Dilekçe içeriğinin incelenmesinden bölge Müdürüne herhangi bir hakaret yapıldığı sonucuna varılamamaktadır. Bu bakımdan davalı işverenin davacının sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayandığını kabul etmek olanağı yoktur. Bir an için hakaretin mevcut olduğu kabl edilse dahi davalı işverenin dilekçeyi imzalıyanların tamamının işlerine son vermemiş yalnız. davacı işçinin işine son vermiştir. Böyle bir davranış İş Hukukunun eşit işlem yapılmasına ilişkin kuralına aykırılık oluşturur. Bundan başka davalı işveren davasınınbu konuda öncülük ettiğini savunmakta ise de bu da kanıtlanmış değildir. Davacının dilekçeyi imzalıyanlar arasında ilk sırada yer almasının böyle bir giriimde bulunulmasında öncülük ettiği sonucu çıkarılamaz. Bu durumda feshin haksız olduğu kabul edilerek bilirkişi tarafından hesap edilen ihbar ve kıdem tazminatları değerlendirilmek sureti ile hüküm altına alınmalıdır.
3 - Davacı ve davalı tanıklarının anlatımlarından davacı işçinin fazla mesai yaptığı genel tatil günlerinde çalıştığı ve ayrıca ikramiye alacağı olduğu, bilirkişi tarafından da hesaplaması yapılacağına işaret edildiği halde ikramiye alacağının hesaplanmadığı görülmektedir. Mevcut deliller değerlendirmeye tabi tutularak gerçekleşen bu alacakların da hüküm altına alınması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy