(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazııl nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.10.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına avukat M ile karşı taraf adına avukat Ö geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 2320 sayılı olup 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesini değiştiren kanunun yürürlüğünden önceki davacı işçinin 22.5.1978-31.12.1979 dönemini kapsayan hizmetinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınıp alınmaması taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturmaktadır. Mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi raporu doğrultusunda bu hizmet de dikkate alınmış ise de öncelikle açıklığa kavuşturulması gereken anılan tarihte davacı işçinin kapsamdışı personel olup olmadığıdır. Şayet kapsamdışı personel değilse o tarihte yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için sözleşme tarafı sendikaya üye olması veya dayanışma aidatı ile yararlanması koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Bu husus da dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. 2320 sayılı yasadan önceki dönemde toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa istifa halinde de işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceği uygulamada kabul edilmiş bulunmaktadır. Zira o dönemde 14. maddeye aykırılık halleri cezai yaptırıma bağlanmış değildir. Bu konuda toplu iş sözleşmesinin tüm metni dikkate alınarak davacının durumunun değerlendirilmesi gerekir.
Şayet anılan dönemde davacı işçi kapsam dışı pozisyonda ise o takdirde de işverenin uygulanmasına bakılmalıdır. İşveren kapsam içi işçilere olduğu gibi kapsam dışındaki işçilere de istifa halinde kıdem tazminatı ödemesi şeklinde bir uygulaması varsa o uygulama esas alınarak sonuca gidilmelidir. Öyle bir uygulama yoksa o takdirde istek reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy