(1475 S. K. m. 49, 51)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ikramiye, ücret ile ayni ve sosyal hak alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.11.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece dava konusu istekler hakkında iki kez bilirkişiye hesaplama yaptırılmış; ilk bilirkişi raporunda işçilik hakları yönünden ödeme nedeniyle alacak bulunmadığı belirtilmiş iken, hükme dayanak ikinci bilirkişi raporunda bu haklar yönünden fark alacak hesaplanmıştır. Çalışma süreleri hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, iki bilirkişi raporu arasındaki bu çelişki denetlemeye elverişli şekilde giderilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- Davacı işçinin hizmet akdi sona erdirildikten sonra Mart 1997 ayı içinde Toplu İş Sözleşmesinin 1.8.1996 ve 1.2.1997 ücret zamları nazara alınarak belirlenen ücret üzerinden ihbar tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır. Bu ödeme tarihine kadar yapılan zamlardan davacının yararlandırılması doğrudur. Ancak önel süresi içinde kıdem tazminatı tavan artışı 1997 Temmuz ayında gerçekleşmiş olup, bu tavandan davacının yararlandırılması Dairemizin oluşan içtihatlarına aykırıdır.
4- Toplu İş Sözleşmesinin 26/A-b/4 maddesinde, mevcut hizmet süresine ihbar öneli eklenerek bulunacak süre üzerinden yıllık izin süresinin hesabı kabul edilmiş ise de, çalışılmayan böyle bir sürenin çalışılmış gibi değerlendirilmesi 1475 sayılı İş Kanununun 49 ve 51 maddelerindeki ayrıntılı ve sınırlı düzenlemeye aykırılık oluşturur. Buna göre yıllık izin istemi reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy