(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştr.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirci sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi, hizmet akdinin haksız feshedildiği iddiasıyla ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren ise davacının kendisi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve şiayette bulunduğunu hizmet aktinin 1475 Sayılı iş Kanunu'nun 17/II-b maddesi uyarınca feshediliğini belirterek isteğin reddine karar verilmesini istemiştir Mahkemece savunma haklı bulunarak davacının tazminat istekleri reddedilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle Sosyal Sigortalar kurum müfettişinin tutanağına göre davacı işçinin işveren hakkında şikayette bulunmadan önce Sosyal Sigortalar Kurumu İl Müdürlüğüne sigortalı günlerini öğrenmek amacıyla başvurduğu, 1995, 1996 ve 1997 yıllarına ait prim ödeme gün sayısının başvuru tarihi itibariyle kayıtlarda gözükmemesi üzerine, işverence eksik bildirim yapıldığını düşünerek ilgili kuruma şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır. Böylece, davacı işçiyi şikayete götüren haklı bir neden açıkça ortada iken şikayetin asılsız olduğunu düşünmek olanağı bulunmamaktadır. Şikayet sonrası yapılan denetimde prim ödeme gün sayısının tam olarak bildirilmiş olduğuun tespiti sonuca etkil değildir. Bu durumda hizmet akdinin haksız feshedildiği sonucuna varılarak ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken aksi düşünceyle reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy