(2821 S. K. m. 13, 25)
Dava: M. P. L. San. ve Tic. A.Ş. adına Avukat T.S. ile 1. Pertol-iş sendikası adına Avukat S.Ö.2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat A.D. aralarındaki dava hakkında İstanbul 3. İş mahkemesinden verilen 22.7.1998 günlü ve 67-519 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuluşup düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan inceleme sırasında bilirkişinin tetkikatına sunulmayan, temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen ve mahkemece sendika üyesi işçiler arasında sayılan Mustafa B.Ö.'in Büyükçekmece Noterliğince düzenlenen 24.1.1998 tarihli P.-İş Sendikası üyeliğinden istifası ile ilgili itiraz niteliğindeki belge delilin resen araştırılması gerekirdi.Gerçekten böyle bir istifa mevcut ise ve adı geçenin anılan sendikaya istifa tarihinden sonra yeni bir üyeliği de gerçekleşmemiş ise davalı sendikanın işyerinde yeterli çoğunluğa sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.9.1999 gününde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
İşyerinde (8) işçinin çalıştığı dosya içeriğinden anlaşılmakta olup esasen bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık mevcut değildir. Yetki tespit yazısına karşı açılan bu itiraz davasında taraflar delillerini sunmuşlar ve mahkemece de re'sen diğer deliller de toplanmak suretiyle dosya bilirkişiye tevdi edilmiş. düzenlenen raporda da bilirkişi davalı sendikaya 5 (beş) işçinin üye olduğu sonucuna vararak raporunu düzenlemiştir. Bu rapora karşı davacı işveren kabul etmiyoruz biçiminde bir itirazda bulunmakla yetinmiş, itirazın dayandığı belge ve bilgiyi vermekten kaçınmıştır. Toplu İş Sözleşmesinin düzenlenmesi konusunda yasa koyucu konunun özelliğine uygun çok kısa süreli bir prosedür öngörmüş bulunmaktadır. Bu sürenin ve prosedürün yasa koyucunun amacına uygun şekilde işletilmesi gerekeceğinden iş mahkemelerininde bu konuda hassasiyet göstermesi kamu düzeni açısından gereklidir. Yargılama sona erdikten sonra temyiz aşamasında bir istifa dilekçesinden söz ederek kararın ozulması isteminde bulunması iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Esasen yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususlara temyiz aşamasına da dayanılamaz. Somut olayda davalı işçi sendikası 3.9.1998 tarihinde işyerinde çoğunluğunun olduğunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurmuştur. Görüldüğü üzere bir yıldan daha fazla bir süre geçtiği halde çoğunluğun tespiti ile ilgili uyuşmazlık çözümlenmiş değildir.
Açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluk kararına katılmamız mümkün olmamıştır.
Full & Egal Universal Law Academy