(2822 S. K. m. 37)
Dava: İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası adına Avukat Turan Göbekli ile Tez-Koop İş Sendikası adına Avukat Hüseyin Aydın aralarındaki dava hakkında İstanbul 8. İş Mahkemesinden verilen 3.12.1998 günlü ve 1548-847 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 37. maddesinde Grev ve Lokavt kararı karşı tarafa tebliğinden itibaren 60 gün içinde ve karşı tarafa noter aracılığıyla 6 işgünü önce bildirilerek tarihte uygulamaya konabilir. kuralının öngörüldüğünü davalı sendikaca bu kurala aykırılık oluşturacak şekilde işlemler yapıldığını, yani sürelerin dikkate alınmadığını ileri sürerek grevin yasadışı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiş, mahkemece grevin uygulanmasında bir aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davalı sendikaca tarafların anlaşmaya varmamaları üzerine 13.10.1998 tarihinde grev kararı alınmış, bu karardan sonra işçilerden dörtte birinden fazla sayıdakiler grev oylaması talebinde bulunduğu ancak salt çoğunluğun grevin uygulanmaması görüşü doğrultusunda sağlanamadığı 22.10.1998 tarihinde alınan kararla 4.11.1998 tarihinde grevin uygulamaya konulacağının davacı işverene 26.10.1998 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere grev oylaması talebi sonuçsuz kaldığı gibi, 37. maddedeki 60 günlük süreye riayet edilmediği iddiası da dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık altı işgünlük süre konusunda toplanmaktadır. Grevin işyerlerinde öngörülen tarihte uygulanması kararının tebliğ edildiği 26.10.1998 gününün dikkate alınmaması gerektiği gibi, uygulama başlangıç tarihi olan 4.11.1998 gününde 6 iş günlük süre hesabında gözönünde tutulmaması gerekir. Her iki tarih arasımda 29 Ekim genel tatil günü bulunduğu görülmekte olup bu günde hesaba katılmayacağına göre 31.10.1998 cumartesi gününün davalı işveren bakımından işgünü olup olmadığının belirlenmesi o uyuşmazlığın çözümünde büyük bir önem arz etmektedir. Davalı işveren cumartesi günlerinin önceki dönem Toplu İş Sözleşmesinde açıklandığı üzere iş günü olmadığını ileri sürmektedir. Mahkemece bu işgünü üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkeme tarafından yapılması gereken iş 31.10.1998 cumartesi gününün işyerinde çalışılıp çalışılmadığı sorunun çözümlenebilmesi için davacının delillerinin istenmesine ve bu arada önceki Toplu İş Sözleşmesinin dosyaya celb edilmesini karşı taraf sendikadan da mukabil delillerin istenip değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerekir. Toplu İş Sözleşmesinde cumartesi günü çalışma günü olmadığı şeklindeki bir düzenleme varsa bu durum sonuca götürmede önemli bir kural niteliğindedir. Önceki toplu iş sözleşmesindeki böyle bir kuralın yeni sözleşme yapılıncaya kadar normatif bir hüküm olarak varlığını sürdürdüğü kabul edilmelidir.
Bu sorun çözümlenmeden eksik incelemeyle sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.01.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy