(2822 S. K. m. 15)
Belediye İş Sendikası ve Genel İş Sendikası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına 3.9.1997 tarihinde ayrı ayrı başvurularda bulunarak Gaziantep Şahinbey Belediye Başkanlığına ait işletmeye bağlı işyerlerinde Toplu İş Sözleşmesi yapmak üzere gerek % 10 barajını aştıklarının ve gerekli üye çoğunluğuna sahip olduklarının tespitine karar verilmesini istemişler. Bakanlıkça yapılan inceleme sonucunda işletmede toplam 775 işçinin çalıştığını, bunlardan 371 inin Belediye İş Sendikasına, 396 sının da Genel İş Sendikasına Üye olduklarının anlaşılması üzerine ayrı ayrı tesbit yazıları düzenlenerek Belediye İş Sendikasının çoğunluğa sahip olmadığı, Genel İş Sendikasının ise çoğunluğunun bulunduğu kabul edilerek olumlu ve olumsuz tesbit yazıları adı geçen sendikalara ve ilgililere gönderilmiştir Bu gelişme üzerine Belediye İş Sendikası, gerek olumsuz ve gerek olumlu tesbitlerin doğru olmadığını iddia ederek 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 15. maddesi uyarınca itiraz davası açmış olup yapılan yargılama sonunda mahkemece istek doğrultusunda tesbit yazılarının iptaline ve çoğunluğun sonuç itibariyle Belediye İş Sendikasında olduğuna karar verilmiştir.
Toplanan bilgi ve belgelere göre işletmeye ait işyerlerinde 775 işçinin çalıştığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık taraf sendikaların üye sayıları konusunda toplanmakta olup 24 işçinin istifa ve öteki sendikaya üyelik işlemlerinin başvuru tarihi olan 3.9.1997 den önce hüküm ifade edip etmediğinin tespiti önem taşımaktadır. Gerçekten 22 işçi Belediye İş Sendikası üyeliğinden istifa etmek üzere 26.7.1997 ve iki işçide 31.7.1997 tarihlerinde notere başvurarak üyelikten ayrılma yolunda irade açıklamasında bulunduklarını iddia ederek aynı tarihlerde de Genel İş Sendikasına üye olduklarını bildirerek üyelik fişleri tanzim ettirmişlerdir. Üyelik fişlerinin noterlik tarafından 28.8.1997 tarihinde noterlikçe onaylanıp deftere kayıt olunarak yevmiye numarası almış oldukları ve bu tarihten itibaren üyelikten çekilme bildirimlerinin hüküm ifade ettiği Gaziantep Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 25.3.1998 tarih ve 1997/619 esas, 1998/351 karar sayılı kararı ile belirlenip, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davacı ve davalı sendika arasında kesinleşen anılan karar tarafları bu dava yönünden de bağlayacaktır.
Esasen ikinci sendika üyeliği geçersiz olduğu gibi, sendikadan çekilme bildiriminin noterce onaylandığı tarih daha önceki bir tarih olmadığından 28.8.1997 tarihinde yevmiye numarası alındığı tarihe göre Belediye İş Sendikasından çekilmenin hüküm ve sonuç doğurduğundan sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile ONANMASINA 28.01.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Mahkeme, Belediye İş Sendikası üyeliğinden çekilen 24 işçinin istifa tarihleri olarak irade beyanlarının noterce tesbit edildiği tarihi değil, noter masraflarının yatırıldığı tarihi esas almak suretiyle bu istifaların değerlendirmeye alınamayacağını kabul etmiştir.
İşçilerin istifa tarihlerinden en sonuncusunun 31.7.1997 tarihi olduğu, noter harç ve masraflarının 28.8.1997 tarihinde yatırılıp yevmiye numarası verildiği ve yetki için başvuru tarihinin de 3.9.1997 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
3.9.1997 yetki başvuru tarihinde Belediye İş yerinde 775 işçi çalıştığı bilirkişi belirlemesinde bu işçilerden 400 ünün Belediye-İş Sendikasına, 366 sının ise Genel İş Sendikasına üye oldukları ifade edilmektedir. Bilirkişi 24 işçinin Belediye İş Sendikasından 28.8.1997 tarihinde ayrılmış sayılmaları gerektiğini raporunda belirtmiştir.
Sendikalar yasasının 25/2. maddesinde çekilme bildiriminin noter huzurunda yapılacağı öngörülmektedir.
1512 sayılı Noterlik Kanununun 72. maddesinde noterler, ilgililerin istemi üzerine, hukuki işlemleri belgelendirirler. Belgelendirme, bu kısım hükümleri ile diğer kanunlar ve yönetmelikte gösterilen şekilde yapılır... denilmektedir.
Belirtilen yasa hükmünden hareketle sendikadan çekilme iradesinin belgelendirmesinin özel kanundaki kuralda gözönüne alınarak yapılması gerekir.
Sendikalar yasasının 25/2. maddesinde, ...çekilme bildirimi noter huzurunda münferiden kimliğin tespiti ve istifa edecek kişinin imzasının tasdiki ile olacağı... belirtilmektedir.
Üyelikten çekilme bildirimlerinin incelenmesinde, noterin iş yaptıran işçinin kimlik adres ve yeteneğini, gerçek isteğini tesbit ettiği ve hukuki işlem mahiyetindeki istifa iradesini taşıyan çekilme bildirimi altındaki imzanın kendi huzurunda ve noter dairesinde atıldığını belgelendirdiği görülmektedir.
1512 sayılı Noterlik yasasının 90. maddesine göre onamanın şekil şartları tamamlanmıştır.
Aynı yasanın 91. maddesinde onaylama imzanın noter huzurunda atılması veya kendisine ait olduğunun ilgili tarafından kabulü ile kabildir denilmektedir. Bu koşulda yerine getirilmiş ve ilgili hiçbir zaman imzanın kendisine ait olmadığını ifade etmemiştir. Yine noterlik yasasının 82. maddesinin 2. fıkrasında, noterler tarafından bu kısmın ikinci bölümü hükümlerine göre düzenlenen hukuki işlemlerinin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olacağı belirtilmiş olup, belgelendirilen hukuki işlemin yasanın dokuzuncu kısmının bir ve ikinci bölümlerine uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yasanın noterlik işlemlerinde uyulması gerekli genel hükümleri, düzenleme şekilleri ve onaylama koşulları istifa iradesinin geçerliliği yönlerinden yerine getirilmiş olup, noterlerin alacakları ücretler ve harç, vergi ve resimlerin tahsil şekli ile ilgili hükümlerin ve yevmiye numarası verme gibi şekli şartların noterlik işlemlerinde uyulması gerekli (zorunlu) genel hükümler arasında yer almadığı görülmektedir. İlgilinin sendikalar yasasının 25. maddesine göre noter huzurunda çekilme bildirimi tesbit edilmiş ve imzası da tasdik edilmekle yasal koşul gerçekleşmiş olup, deftere kayıt işleminin gecikmesi yasal gerçekleşme işlemini ortadan kaldıramaz.
Dairemizin 14.5.1998 gün ve 1998/8396-8860 sayılı kararında; çekilme, çekilme bildiriminin işçi tarafından notere verilmesi ve noterinde huzurunda ilgilinin kimliğini belirleyerek onaylaması suretiyle olur. Bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasından ibaret olan üyelikten çekilme iradesinin yöntemine uygun bir biçimde açıklanması üye ile sendika arasındaki üyelik ilişkisini çekilme iradesinin karşı tarafa ulaşması ile ortadan kaldırır. Dosyada bulunan istifa bildirimlerinde onay tarihinde, istifa sahibi işçilerin kimlik ispat belgelerinin türü, tarih ve numarası şerh olarak bulunmaktadır. Sendikalar yasasının 22 ve 25. maddelerinde düzenlenen sendika üyelik ve üyelikten çekilme serbestisi, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 92. maddesinde öngörülen şekil koşullarına tam uyulmaması nedeniyle kısıtlanması doğru olmaz. Özetle işçinin kasti ve kusurlu bir işlemi ve eylemi bulunmadığına göre, noterlik tarafından bazı hususların belge metninde belirtilmemesi üyelikten çekilme hakkının kullanılmasını ortadan kaldırmaya neden olmamalıdır. Bu nedenle uyuşmazlık konusu istifa bildirimleri geçerlidir... denilmektedir.
Bu davada ise Noterlik Kanununun 92. maddesindeki tüm koşullar çekilme bildirimleri yönünden geçerli olup gerekli emredici noterlik yasası hükümleri dışında kalan yevmiye, numarasının verilmesi gibi işlemlerin daha sonra yapılmasında işçinin kasti veya kusurlu bir işlemi veya eylemi bulunmadığına göre, üyelikten çekilme serbestisinin engellenmemesi gerekir.
Yine Dairemizin 7.6.1976 gün ve 11200 esas, 14652 sayılı kararında, üyelikten çekilmenin noter önünde kimlik tespiti ve imza onayı yapıldıktan sonra geçerli olacağı vurgulanmıştır.
Yine 26.3.1985 gün ve 1985/3346-3225 sayılı kararla 20.3.1985 gün ve 1985/9065-7614 sayılı kararlarda da, sendikadan çekilme, noterde kimlik tespiti ve imzanın tasdikinden itibaren yasal süre geçtikten sonra geçerli olacağı kabul edilmiştir.
1512 sayılı Noterlik Kanunu ve Sendikalar yasasının 25/2. maddesi ile Dairemiz kararlarına göre sendikadan çekilmenin geçerlilik sağlayacağı sürenin başlangıç tarihi noterce kimlik tespiti ve imzanın tasdik tarihidir. Davada tartışma konusu olan çekilme iradelerinin yapılması noterce tesbitleri ve imzaların tasdik tarihlerinin en sonuncusu 31.7.1997 olup, yasal koşulları taşıyan irade beyanlarını numaranın geç verilmesi nedeniyle ortadan kaldırmak usul ve yasalara aykırıdır. Ayrıca bu bildirimlerin sahte olmadığı da belirlenmiştir. Bu işçiler en geç 31.8.1997 tarihinden itibaren Belediye İş Sendikası üyesi sayılamazlar. Başvuru tarihi olan 3.9.1997 tarihinde Belediye İş Sendikası üyesi olmayan işçileri bu sendika üyesi olarak kabul eden ve davalı sendikanın (Genel İş) rakamlara ve isimlere dayanan açık itirazlarını değerlendirmeye yönelik ek bilirkişi raporu almak suretiyle karşılamayan mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu görüşleriyle bozulması gerektiği düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy