(1475 S. K. m. 13, 14, 35, 58)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ikramiye ve ücretli izin alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.12.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı işçi haklı olarak sözleşmesini kendi feshetmiştir. Sözleşmeyi fesheden taraf haklı da olsa 1475 sayılı İş Kanunu'nun 13 ncü maddesinde öngörülen ihbar tazminatını isteyemez. Bu durumda anılan tazminat reddedilmelidir.
3- Davacı işçinin bölge temsilcisi olarak işyerinde çalıştığı ve günlük çalışma sırasında firmaları dolaşarak işyeri mamullerinin tanıtımıyla görevli olduğu, dinlenen tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Böyle bir çalışma düzeni davacı işçiye serbest hareket etme olanağı sağlar ki, bunun sonucu olarak her gün 3 saat fazla mesai yapıldığının kabulü doğru olmaz. Günde bir saat fazla mesai sonucuna varılması somut olayın özelliklerine uygun düşer. 1989 dan beri çalışılma olgusu ve fazla mesai yapıldığı kabul edildiği takdirde çok uzun süre bunun yapılması aslında hayatın olağan akışına uygun düşmez. Hastalık, izin, diğer mazeret halleri iş hacminin azlığı gibi nedenlerle zaman zaman değil fazla mesai, normal mesai yapılması bile mümkün olmaz. Bu bakımdan Dairemizin uygulaması doğrultusunda bir hakkaniyet indirimi yapılması gerçek durumun ortaya çıkarılması bakımından doğru olur. Ancak böyle bir indirimden sonra da 1475 sayılı İş Kanunun 35. maddesi çerçevesinde yılda 90 gün ve günde 3 saate göre ayrıca bir indirim yapılması yoluna gidilmemelidir.
4- Davacı işçinin yıllık izinlerinin kullandırıldığının ispatı, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 58. maddesi gereğince, izin defteri tutulmak suretiyle işverene düşer.
Somut olayda işveren böyle bir defter ya da eşdeğer bir belgeyle izinlerin kullandırıldığını kanıtlayamadığı için istek doğrultusunda bu alacak hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy