(1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, izin parası, fazla mesai parası, 9 günlük Haziran ayına ait ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.12.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi ... Tic. A.Ş.ye ait işyerinde çalıştığını işine haksız son verildiğini ileri sürerek ihbar kıdem ve bazı işçilik hakları isteğinde bulunmuştur.
Davalı ise, davacı işçinin işyerlerinde çalışmadığını ... firması nezdinde çalıştığını savunmuştur.
Her ne kadar Anonim şirket ve dava dışı olan firma aynı adreste kurulu ise de Bölge Çalışma Müdürlüğü evrakında işveren olarak ... firması gösterildiği gibi 20.1.1993 tarihli işe giriş bildirgesini de aynı firma Sosyal Sigortalar Kurumu'na vermiştir. Prim bordrolarındaki işyeri sicil numarasının da işe giriş bildirgesi veren firmanın numarası olduğu görülmektedir.
Bununla beraber bölge çalışma müdürlüğünce davacı işçiye soruşturma sonucunu da içeren bir yazı göndererek haklarını dava açmak suretiyle davalı Anonim Şirketten alması gerektiğini açıklamıştır. Dinlenen tanıklar ayrıntılı bir bilgi vermemişlerse de işyerinin bulunduğu binanın duvarında Anonim Şirket adının yazılı olduğunu söylemişlerdir. Görüldüğü gibi yazılı ve sözlü deliller birbirlerini doğrulamamaktadır. Çelişkili bir durum sözkonusudur. Böyle olunca bölge çalışma müdürlüğüne işveren yetkilisi olarak açıklanacak bulunan kişinin öncelikle kimliği ve çalıştığı yer tespit edilmeli ve kimin adına açıklama yaptığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bundan başka işyeri belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak gerektiği takdirde tanıklarda dinlenmek suretiyle keşif yapılmak suretiyle durumun tespitine çalışılmalıdır. Aradaki çelişki giderilmeden ve fiili durumun varlığı tam olarak kanıtlanmadan davalı hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy