(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, TDS. den doğan alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.12.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalı şirketten taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığını ileri sürerek isteklerde bulunmuştur. Mahkemece davacının davalı işletmenin yürüttüğü işin bir bölümünü üstlenen taşeronun işçisi olduğu ve taşeronun tarafı olduğu bir sözleşme varsa ancak yararlanabileceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davalıya ait işyerinde çalışan işçilerin üyesi oldukları sendikanın şikayeti üzerine Adana Bölge Çalışma Müdürlüğünce işyerinde kapsamlı bir soruşturma yapılmış ve bunun sonucunda düzenlenmiş olan raporda davalı işletmenin işçilerine kıdem tazminatı ya da sair hakların daha az ödenebilmesi amacıyla birer yıllık göstermelik sözleşmeler yaparak işçilerin taşeronun işçisiymiş gibi işleme tabi tutulduğunu bunun sonucu olarak da asgari ücret üzerinden çalışmalarının sağlandığını, bütün işin sevk ve idaresinin taşeronlarda değil davalı işletmede olduğunu, bu itibarla ortada bir muvazaanın sözkonusu olduğu açıklamıştır. Gerek davacı gerek davalı tanıkları da anılan rapor doğrultusunda anlatımlarda bulunmuşlar, üretimle ilgili işlerde dahi bir yanda toplu iş sözleşmesinin tarafı davalı şirketin diğer yanda taşeronların işçilerinin birlikte çalıştıkları, aynı işi yaptıkları dile getirilmiştir. Mahkemece bu rapor ve tanık anlatımları üzerinde durulup bir değerlendirme yapılmamıştır. Demirçelik işletmeleri gibi çok sayıda işçinin çalıştığı işyerlerinde şu ya da bu şekilde verilecek bir kararın olabildiğince gerçeğe uygun verilebilmesi için belirtilen muvazaa konusu üzerinde mahkemenin hassasiyetle durması gerekir. Kararda bu konular üzerinde durulmamış, herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak böyle bir inceleme sonucunda, muvazaalı şekilde taşeronluk sözleşmeleri yapıldığı sonucuna varılacak olursa, bu konuda bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamalar ayrıca değerlendirilerek istek doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. Muvazaanın olmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy