(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve sendikal tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, kendisi ile birlikte yetmiş yedi işçinin işine son verildiğini ileri sürerek işyerinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmesinin "Tenkisatta usul" başlıklı 27. maddesinde öngörülen tazminatın da hüküm altın alınmasını istemiş, mahkemece istek gibi karar verilmiştir. Ancak anılan maddede "tenkisata gidilmesi" hali öngörülmüş olup, somut olayda bu maddenin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Zira, işverenin çok sayıda işçinin sözleşmelerini feshettikten sonra işyerine çok sayıda işçi aldığı savunma içeriğinden ve dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı aynı Toplu İş Sözleşmesinin 26. maddesinde söz konusu olan cezai şart isteğinde de bulunmuş, bu istek de mahkemece kabul edilmiştir. Bu son maddede hizmet akdinin 1475 sayılı İş Kanununun 17/II. maddesi dışında bir sebeple işveren tarafından feshedilmesi halinde akdi feshedilen işçiye cezai şart olarak on sekiz aylık brüt ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Mahkemece bu tazminat yani cezai şartın kabulü ile yetinilmesi, aynı olaydan dolayı 27. maddedeki tazminata karar verilmemelidir.
3- Az önce üzerinde durulan 26. maddedeki ceza şartın uygulanması ile ilgili olarak mahkemece talep edilen miktara göre değil, bilirkişi tarafından belirlenen gerçekleşmiş miktar dikkate alınarak indirim yapılması yoluna gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İşyerinde uygulanan T.İ.S. cezai şartı düzenleyen 26. maddesinde Taraf sendika üyesi işçilerin hizmet akitleri 1475 sayılı kanunun 17/2 maddesi dışında her ne sebeple olursa olsun işverence feshedilmesi halinde hizmet akitleri feshedilen işçiye işveren yasadan doğan tazminatları ile diğer haklarla birlikte ayrıca cezai şart olarak on sekiz aylık brüt giydirilmiş ücreti tutarı iş güvencesi tazminatı ödemeyi kabul eder. düzenlenmesine yer verilmiş, davacının bu maddeye dayalı isteği kabul edilmiş, daire çoğunluğu da bu maddeye dayalı isteğin kabulünü tenkisat sebebi dışında yerinde görmüştür.
Davalı, davacının hizmet akdini 3.5.1999 tarihli devamsızlık tutanağı ile belirlenen 22.4.1999-3.5.1999 tarihleri arasındaki devamsızlığa dayanılarak 4.5.1999 tarihli encümen kararı ile 1475 sayılı yasanın 17/2 maddesine göre sona erdirmiştir. Bu konudaki devamsızlık tutanağı ve encümen kararı dosyadadır. Malatya Bölge Çalışma Müdürlüğünün işverene yazdığı 6.7.1999 gün, 4381 sayılı yazıda da iş müfettişi tarafından yapılan denetim sonucu İşyerinde geçici işçi statüsünde çalışan 77 işçinin 24.4.1999 tarihinden 3.5.1999 tarihine kadar izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmedikleri gerekçesiyle 1475 sayılı İş Yasası'nın 17/2-f maddesi uyarınca iş akitlerinin feshedildiği, yapılan işlemin yerinde olduğu... bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme bu belgeleri yeterli görmüyorsa, aksi kanıtlanıncaya kadar değer verilmesi gerekli güçlü delil olan iş müfettişi denetim evrakı celb edilmeli devamsızlık tutanağına imzalayan tanıkları dinletmesi için davalıya mehil vermeli, dava sonucundan menfaati olan davacı tanığı ...'ın ifadesi ile yetinmeyip tüm deliller değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik inceleme ile sonuca gitmek usul ve yasaya aykırıdır.
T.İ.S.nin 69. maddesi gereği işten çıkarma cezası verme yetkisi disiplin kuruluna aittir. Disiplin kuruluna gidilmeden işten çıkarma cezası verildiği için davacının ihbar ve kıdem tazminat isteklerinin hüküm altına alınması Dairemizin ve H.G.K. nun istikrar kazanan içtihatlarına uygun düşmektedir.
Ancak yukarıda açıklanan T.İ.S.nin cezai şart uygulaması yönünden aynı sonuca varılamaz. İşveren Akdi İş Yasası'nın 17/2 maddesi gereğince sona erdirmiş ve bu husustaki delillerini de dosyaya sunmuştur. Önceki açıklamalara göre bu husustaki deliller usulünce toplanmalı ve sonucuna göre T.İ.S.nin 26 maddesi gereğince cezai kural yönünden hüküm kurulmalıdır.Mahalli mahkeme kararının bu yönden de bozulması gerektiği kanısında olduğumdan daire çoğunluğu kararının 1 nolu bendine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy