(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, fazla çalışma ve izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 6.4.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Hıdır Akkaya ile karşı taraf adına Avukat İ. P. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işveren ceza davasına konu olan fiili fesih nedeni yapmadığından olayımızda 1475 sayılı iş Yasasının 17/2 maddesindeki koşulların mevcut olup olmadığının tartışılmasına gerek bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken husus istifa dilekçesinin değerlendirilmesi başka bir anlatımla davacının gerçek fesih iradesinin saptanmasıdır. Dosyada ifadesi bulunan olayın görgü tanığı ve işyeri müdür muavini olan Behçet Bozkurt beyanında "..... Bölge müdürü sanığa sizin emekliliğiniz doldu haklarınızın yanmaması için hemen istifa edin dedi, sanıkta herhalde o andaki şaşkınlıkla bilemedi ve içeri girip istifa dilekçesini yazdı.... " açıklamasını yapmıştır. Bu açık tanık anlatımından ve istifa dilekçesinin yazım tarzından yirmiyedi yıl aynı işyerinde çalışan davacının emeklilik nedeni ile işyerinden ayrıldığı yolundaki iddiası ağırlık kazanmaktadır. Ancak dosyada davacının hemen SSK'na emeklilik için baş vurup vurmadığı araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. Bu nedenle kararın kıdem tazminatı yönünden bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılacak iş davacının yaşlılık aylığı bağlanmaıs için SSK'na başvurup vurmadığı, başvurusu varsa tarihi belirlenmeli, davacının işyerinden ayrılmayı takiben SSK'na başvurusu mevcut değilse şimdiki gibi kıdem tazminatı isteği reddedilmeli, başvurusu mevcut ise buna göre emekliliğe hak kazandığı belirlenerek SSK Kurumunca yaşlılık aylığı bağlanmışsa hizmet akdinin emeklilik aylığı almak amacıyla davacı tarafından sona erdirildiği kabul edilerek 1475 sayılı Yasanın 14/1 maddesi gereğince kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.4.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının istifaen ayrıldığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı isteme hakkı bulunmamaktadır. Kararın onanması gerekir.
Bu nedenle çoğunluğu bozma yolundaki düşüncesine iştirak edemiyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy