(1475 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde kalite kontrol elemanı olarak çalışırken görevini gereği şekilde yapmaması sonucu hatalı mal üretimine ve satışına daha sonra da satılan bu malların iadesine sebebiyet verdiğinin anlaşılması üzerine sözleşmesi 1475 sayılı İş Kanununun 17/II-h maddesi uyarınca fesh edilmiştir.
Davacı feshin haksız olduğunu ileri sürerek tazminat isteklerinde bulunmuş mahkemece bir yandan 1475 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde öngörülen 6 işgünlük sürenin geçirildiğini öte yandan da işverenin yayınladığı genelge içeriğini gerekçe göstererek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerini hüküm altına almıştır.
Dosya içeriğine göre gerçekten işyerinde üretilen hatalı malların İstanbul da satıldığı ve bunların iade edildiği ve faks ile de en son 12.5.1997 tarihinde sevkıyatın yapıldığı bu faks üzerine işverence defolu üretim ve zararla ilgili incelemeler sonucunda hizmet akdinin 6 işgünlük süre içinde fesh edildiği açıktır. Bu sürenin faksın işverene ulaştığı tarihten başlatılması görüşü hatalıdır. Faks üzerine işverenin konu ile ilgili inceleme araştırma yapma yoluna gitmesi doğal karşılanmalıdır. Ne zaman ki olayı ve zararı tereddüde yer vermeyecek şekilde işveren öğrenmiştir. Hak düşürücü sürenin bu tarihten başlatılması anılan 18. madde gereğidir. Dairemizin kararlılık kazanmış görüşü bu doğrultudadır.
Öte yandan davacı kalite kontrol görevlisi olarak işyerinde çalıştığına göre üretilen malların kalitesinden birinci derecede kendisinin sorumlu tutulması görevi gereğidir. Mahkemenin dayandığı işyeri genelgesi bu görevin kendisinden alındığı şeklinde yorumlanamaz. Genelge ile teknik gelişmelerle ilgili ve ileriye yönelik soyut ve genel kurullarında dikkate alınması öngörülmüştür. Mahkemenin yorumu kabul edildiği takdirde davacının asli görevinin elinden alınması sonucu çıkar ki bunun kabulü olanağı yoktur. Malların iade edildiği ve zararında 10 günlük ücretin üzerinde gerçekleştiği tartışmasızdır. Böyle olunca feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatları istekleri reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy