(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı işçinin kamu kurumu olan davacıya ait işyerinde çalışırken Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almak için sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı işçi daha önce çalıştığı
işyeri nezdinde geçen hizmetinin de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmasını işverenden talep etmiş, davacı işveren
. işyerinden konuya dair bilgi ve belge istemiştir
işyeri 19.09.1997 tarihli yazısında mevsimin sona ermesi sebebiyle adı geçenin çıkışının verildiğini, kıdem tazminatı ödenmediğini bildirmiş, bunun üzerine
işyerinde çalıştığı süreler hesaba dahil edilerek kıdem tazminatı ödenmiştir
.işyeri 08.10.1997 tarihli bir başka yazı ile ise mevsimin sona ermesi sebebiyle hizmet akdinin askıya alındığı sonrasında işçinin bir başka kurumda iş başı yaparak çalıştığını kıdem tazminatının ödenmemesi gerektiği bildirilmiştir.
Bu davada fazla ödenen kıdem tazminatı, davalı işçi ile birlikte haksız ödemeye sebebiyet veren
işyerinden müteselsilen talep edilmiş, mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Konunun çözümü bakımından davalı işçinin diğer davalı
.işyerinde geçen hizmetlerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erip ermediğinin tespiti gerekir. Gerçekten de hizmet cetvele göre 01.11.1979 tarihinde mevsimin son bulması sebebiyle sözleşmesi askıya alınmıştır. Ancak dosya içeriğinden davacıya ait işyerinde çalışmaya başladığı tarih belirlenememiştir. Bu durumda öncelikle davalı
işyerinde bir sonraki çalışma mevsiminin hangi tarihte başladığı belirlenmeli, davalı işçinin çalışmak üzere işe davet edilip edilmediği araştırılmalıdır. Şayet davalı işçi çalışmaya davet edilmemiş ve davacı
işyerinde daha sonraki bir tarihte işe başlamışsa bu takdirde kıdem tazminatına hak kazanır
işyerinde mevsim başlangıcından önce davacı işletmede hizmet akdiyle çalışmaya başlamışsa kıdem tazminatı isteği yersiz olduğundan, şimdiki gibi fazladan ödenen tazminatın geri alınmasına dair karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.
Kabule göre; davacı reeskont faizi talep etmiştir. Davaya konu fazladan ödenen kıdem tazminatının geri alınması durumunda kanunlarda özel bir faiz türü öngörülmüş değildir. Böyle olunca mahkemece yasal faiz yerine talep gibi reeskont faizi yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.01.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy