(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, noksan ödenen kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin hizmet akdi işveren tarafından kendisine ulaştırılan bildirimle 04.01.1996 tarihinde feshedilmiş olmasına rağmen 26.02.1996 tarihine kadar işyerinde çalışmasına devam etmiştir. 27.02.1996 tarihinde davacı işyerinden ayrıldığı gibi bağlı bulunduğu SSK'ya emeklilik başvurusunda bulunmuştur. Daha sonrada 18 - 19 Mart 1996 günlerinde kendisine ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiştir.
Davacı olayların akışına göre sözleşmesinin emeklilikle sona erdirildiğinin kabulü gerektiğini iddia ederek daha önce bir başka kamu kuruluşunda geçen hizmetinin de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması isteğiyle fark kıdem tazminatı davası açmıştır. Mahkemece sözleşmenin işveren tarafından feshedildiği vurgulanarak tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalara göre ihbar tazminatı peşin ödenmek suretiyle sözleşmenin feshine gidilmiş değildir. Önel vermek suretiyle feshe gidildiği de kabul edilemez. Gerçekten davacı işçinin çalışma süresi dikkate alındığında ihbar önelinin 13 hafta olduğu görülmektedir. Bu durumda davacı işçinin emeklilik başvurusu ihbar tazminatı ödenmesi tarihinden önceki bir tarihi taşıdığından önceki kamu kuruluşunda geçen hizmeti de koşulları oluştuğu takdirde dikkate alınabilir. Bu yön üzerinde durulmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy