(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalıya ait işyerinde çalışırken 12.2.1998 tarihinde işveren dilekçe vererek aynı gün emeklilik sebebiyle işyerinden ayrıldığı bu suretle hizmet akdinin emeklilik nedeni ile davacı tarafından sona erdirildiği, 2 taksit halinde kıdem tazminatının ödendiği, son taksitin 17.3.1998 tarihinde ödenmiş bulunduğu, davcının kıdem tazminat gecikme faizi talep ettiği mahkemenin de 16.2.1998-17.3.1998 tarihleri arasındaki gecikme faizi isteğini kabul ettiği anlaşılmaktadır.
İşyerinde uygulanan T.D.S.nin 65/d maddesinde emekliliğe hak kazanıp SSK.dan emekli olabilir belgesi alan işçilere işverenin emeklilik dilekçesini verdiği tarihten itibaren işçinin hesaplanacak kıdem tazminatının en geç 30 gün içinde ödeme zorunluluğu getirmiştir. T.D.S.nin bu maddesi Yargıtay uygulamasına göre geçerlidir. Bu nedenle davacının emeklilik dilekçesini verdiği 12.2.1998 tarihinden itibaren 30 gün için gecikme faizi talep etmesi uygun değildir. Ancak 30 günü aşan süre için gecikme faizi isteğinin hüküm altına alınması uygundur.
Mahkemece buna göre hesaplama yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy