(1475 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, disiplin cezasının tespiti ile 4 saatlik ücret tutarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalıya ait işyerinde sendika baş temsilcisi olarak çalışmakta iken, 30.12.1997 günü öğle tatilinden sonra mesaiye geç kalarak işyeri disiplinine aykırı hareket etmiş, bulunan bir işçinin amirine bu eyleminden dolayı savunma vermesini engellemesi nedeniyle 45 saat yevmiye kesme cezasının verildiği bu cezanın iptali ile kesilen paranın iadesi isteğiyle açılan bu dava sonucunda mahkemece isteğin reddedildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı sendika baş temsilcisinin belirtilen davranışta bulunduğu şeklindeki değerlendirmesi toplanan deliller karşısında doğrudur. Ancak 1.3.1997-28.2.1999 sürelerini kapsayan 16. dönem toplu iş sözleşmesinde yer alan ve mahkemenin dayandığı ceza cetvelinin (4-b) sıra numarasında (çalışma hayatının tanzimi bakımından ilgili kanun, tüzük yönetmelik ve kararname ile bu sözleşmede yazılı olan hususlara istinaden, işveren vekili tarafından, yazılı veya sözlü olarak yapılan tamim, tebliğ ve ilanlara, ayrıca işyerinin adet ve teamülünden bulunan bil cümle emir, talimat ve nizamlara riayet etmemek" suç ve eylemleri yer almıştır ki davacının davranışı bu düzenleme içine girmektedir. Ne var ki aynı ceza cetvelinin bu davranış nedeniyle verilecek cezalar olarak önce yazılı ihtarda bulunma daha sonrada eylem tekerrür ederse 2-4 saat ücret kesme ve diğer cezalar uygulanmak gerekir. İşverence bu sıraya uyulmamış ve doğrudan 4 saatlik ücret kesme cezası verilmiştir. Bu bakımdan doğrudan doğruya daha sonraki aşamada 4 saatlik yevmiye kesme cezası uygulanması öngörüldüğünden davacının talebinin haklı olduğu kabul edilerek istek doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme ile isteğin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.3.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy