(1086 S. K. m. 8) (1475 S. K. m. 5) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, fazla çalışma parası, hafta ve genel tatil gündelikleri, ikramiye, prim ve sağlık gideriyle ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının işyerinde antrenör olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Yaptığı iş nitelik itibarı ile spor işidir. 1475 sayılı İş Kanununun 5. maddesine göre sporcular iş kanunu kapsamı dışındadır. Bu bakımdan davaya bakmaya görevli mahkeme miktarına göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesidir. Böyle olunca dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar vermek üzere hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.03.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Davacı, davalı dernekte antrenör olarak görev yaptığını ve iş akdinin fesh edildiğini belirterek ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiş ve istekler miktar yönlerinden kısmen kabul edilmiş olup karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dairemiz oyçokluğu ile vermiş olduğu kararda davacının sporcu olduğunu ve iş yasasının 5. maddesi kapsamında olduğunu belirterek görev yönünden kararı bozmuş olup bozma kararına aşağıdaki gerekçelerle katılamıyoruz.
İş Yasasının 5. maddesi ile sporcular iş yasası kapsamı dışında bırakılmışlardır. Davacının durumunun değerlendirilebilmesi için Spor, sporcu ve antrenör tanımlamalarının açıklığa kavuşturulması gerekir.
Ansiklopedik sözlük anlamıyla Spor ferdi veya Kollektif oyunlar şeklinde yapılan genellikle yarışmaya yol açan beden hareketleridir.
Sporcu ise, spor yana ve sporla uğraşan kimse olarak tanımlanmaktadır.
Antrenör sporcuları veya spor takımlarını tedrici çalışmalarla yarışma veya karşılaşmalara hazırlayan kimselerdir.
Sporcuların çeşitli fizik hareketleri yaparak düzenli fakat ölçülü bir şekilde çalışarak kendilerini hazırlamalarına antrenman denilmekte olup, antrenörler bu faaliyetleri organize ve idare eden kişilerdir.
Bütün bu anlatımlar sporcu ile antrenörün birbirinden farklı uğraşlar yaptıklarını ortaya koymaktadır. Yasada Sporcu olarak belirtilen kişilerin yarışma ve müsabakalara katılan şahıslar olarak kabul edilmesi gerekir. Antrenörün asli görevi spor yapmak değil sporcuları tedrici çalışmalarla yarışma veya karşılaşmalara hazırlamaktır. Yani bir anlamda antrenör öğreten ve eğitim veren kişidir. Yasanın açık anlamışından profesyonel sporcuların istisna kapsamına alındıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle antrenör olan kişinin işverene karşı açtığı davanın görüleceği mahkeme iş mahkemesi olduğundan bozma kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy