(1475 S. K. m. 14, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatıyla izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında en önemli uyuşmazlık konusu davacının işe giriş tarihidir. Davacı 10.4.1996 tarihinde işe girdiğini ileri sürmüştür. Buna karşılık davalı işveren davacının 10.7.1996 tarihinde işe giriş yaptığını ve Sosyal Sigortalar Kurumuna vermiş olduğu işe giriş bildirgesinde de aynı tarih olduğunu belirtmiştir. Yargılama sırasında davalı tanıkları ayrıntılı ve açık bir şekilde davacının Temmuz 1996 tarihinde işe girdiğini söylemişlerdir. İşe giriş bildirgesi ile davalı tanıklarının ifadeleri birbirini doğrulamaktadır. Ayrıca davacı için davalı işverence düzenlenen vizite kağıtları ile diğer belgelerde işe giriş tarihi 10.7.1996 olarak düzenlenmiştir. Tüm bu maddi olgular gözönünde tutulduğunda davacının bu işyerinde 10.7.1996 tarihinde işe girdiğini kabul etmek gerekir. İşe giriş anılan tarih olunca davacının hizmet süresi bir yıldan az olmaktadır. Bu durumda davacı kıdem tazminatına hak kazanamadığı gibi yıllık izin ücretine de hak kazanamaz. O halde karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.3.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy