(1475 S.K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatıyla fazla çalışma ve izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK. nun 435 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının davalılara ait Motorlu taşıt sürücü kursunda öğretmen ve kurs müdürü olarak çalışmakta iken Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okula sınıf öğretmeni olarak atandığı ve bu nedenle Müdürlük görevinden ayrılmak istediğini İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne 9.5.1997 tarihli yazı ile bildirdiği ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce 13.5.1997 tarihli yazı ile talebi kabul edilerek yerine vekaleten Müdür atandığının işyerine bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davacının işe girdiği tarihte ve sonrasında düzenlenen İş Sözleşmelerinin 2. maddelerinde görevinin "Asıl görevli aylık ücretli öğretmen" olduğu ve müdür olarak yöneticilik görevinin de verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiği iddiasıyla kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalılar ise davacının kurum müdürlüğü görevinden istifa ettiğini, iş akdinin istifa ile son bulması nedeni ile isteğin reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davacının işten kendi isteği ile ayrıldığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya içeriği ve tanık anlatımlarına göre davacının sınıf öğretmenliğine atanması nedeniyle yöneticilik görevi olan müdürlük görevinden ayrıldığı, asıl görevi olan kurs öğretmenliği görevinden 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanun'un çalışmasına imkan vermesi nedeniyle ayrılmak istemediği, esasen bu hususta bir fesih beyanında da bulunmadığı ve kurs öğretmenliği görevine devam etmek istediği açıkça ortadadır. Diğer yandan mahkemenin bilgisine başvurduğu bilirkişi raporunda iş akdinin fesih tarihi davacının iddia ettiği gibi 2.6.1997 olarak belirtilmiş, buna karşı davalılarca açıkça bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bu durumda davacının müdürlük görevinden ayrılma talebinin Milli Eğitim Müdürlüğünce kabulüne ilişkin yazının işyerine bildirildiği 13.5.1997 tarihinden 2.6.1997 tarihine kadar kurs öğretmenliği görevine devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu olgu da, iş akdinin davalı işverence feshedildiğini göstermektedir. Bu durumda davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy