(1475 S. K. m. 35)
Taraflar arasındaki, fark ücret, ikramiye ve fazla çalışma parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.4.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat T. Karatekin geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı işyerinde 1.3.1994-28.2.1996 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 2. yıl zammını düzenleyen 59/D maddesinde ikinci yıl zammı 1.3.1995 tarihinde işbaşında bulunan işçilerin ücretlerine bu tarihten geçerli olmak üzere 1994 yılı enflasyon oranında zam uygulanacaktır. 1994 yılı enflasyon hesabı İstanbul Ticaret Odası ve Devlet İstatistik Enstitüsü Tüketici Fiyatları endekslerinin ortalaması olarak alınacaktır şeklinde kural öngörüldüğü, daha sonra yetkili Sendika ile davalı işveren arasında bir protokol yapıldığı ve bu protokole göre Toplu İş Sözleşmesinin 2. yıl zammı ile ilgili maddesinde belirtilen enflasyon oranındaki zam oranının %70 olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Toplu İş sözleşmesinde anılan kural gereğince zam verilmediğini düşük bir zam oranı uygulandığını belirterek 1.3.1995 tarihinden emekli olduğu tarihe kadar geçen süre için fark alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ise yapılan protokol uyarınca belirtilen zam oranını uyguladığını, protokolün geçerli olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece protokole rağmen Toplu İş Sözleşmesinin 2. yıl zammına ilişkin hükmünün geçerli olduğu gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Toplu İş Sözleşmesinde belirtilen zam oranının daha sonra işçi aleyhine değiştirilmesini öngören protokolün geçerli olup olmadığıdır. Hemen belirtmek gerekir ki yetkili kimselerce temsil olunan taraflar arasında serbest irade ile yapılmış olmak kaydıyla yapılan bir protokolü geçersiz saymak mümkün değildir. Yeter ki kazanılmış haklara halel getirmesin. Kazanılmış hakkın ihlali daha çok protokolün geçmişe yönelik yürütülmesi halinde sözkonusu olur. Bu durumda protokolün yürürlük tarihi önem arz eder. Somut olayda protokolün imza veya yürürlük tarihi belli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş protokolün yapıldığı tarihi tesbit etmek şayet geçmişe yürütülmüşse 1.3.1995 tarihinden protokol tarihine kadar geçen süre için fark alacaklar kabul edilmeli, aksi halde yani geçmişe yönelik yürütülmemişse istekler reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy