(1475 S. K. m. 14, 16)
Dava: Davacı, kıdem ve manevi tazminat fazla çalışma ve yıllık izin ücreti zorunlu tasarruf alacağı, kur farkı, iş gücü kaybı ve 1 yıllık mevduat faizi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin davalıya ait işyerinde bir hırsızlık olayının vukuu bulduğu bunun üzerine işverenin durumu emniyete intikal ettirdiği, emniyetce işyerinde incelemeler ve araştırmalar yapıldığı ve bu arada şüpheli gördükleri kişilerin ve davacınında evinde ve bahçesinde araştırma yapıldığı daha sonra hırsızlığı gerçekleştiren kişinin yakalanıp mahkum edildiği, evinde arama yapılması nedeniyle de davacının sözleşmesini fesh ederek işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçi kıdem ve manevi tazminat isteği ile bu davayı açmış olup mahkemece yapılan yargılama sonucu her iki istekte hüküm altına alınmıştır.
Davalı işveren olayı emniyete intikal ettirmekle yetinmiş şüphelendiği kişilerin ismini dahi bildirmiş değildir. Soruşturma emniyetçe Res'en yürütülmüş ve davacının evinde de arama ve inceleme yapılmış ise de bu davranıştan ve kendisine karşı yapılmış olan müessir fiilden sorumlu tutulması olanağı yoktur. Bir başka anlatımla, davalı işverenin davranışı ile hasıl olan sonuç arasında iliyet bağı yoktur. Bu maddi ve hukuki olgular karşısında manevi tazminat ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekir.
SONUÇ . Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 7.4.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy