(2821 S. K. m. 31/6) (2822 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatları, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası ile kısıt ikramiye alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi sendikaya üyeliği ve işyerinde sendikal faaliyeti yoğunlaşması üzerine işine son verildiğini ileri sürerek sendikal tazminat isteğinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda bir gerekçe gösterilmeksizin bu isteğin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre işyerinde 1997 Ağustos - Eylül ve daha sonraki aylarda işçilerin daha sonra yürürlüğe girecek olan Taplu İş Sözleşmesi taraf sendikaya üye olmaları konusunda bir faaliyetin giderek yoğunlaştığı ve üyelikler kazanılmasından sonra bir kısım işçilerin işlerine son verildiği daha sonra ayrı ayrı zamanlarda müteaddit işçiler işe alındıı, 18.8.1997 tarihinde sendikanın çoğunluğunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurduğu daha sonra sendikanın yetkili olduğunun anlaşıldığı ve toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe konulduğu, işçilerin işten çıkarıldıktan sonra Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne şikâyette bulundukları ve böylece konuyla ilgili soruşturma ve inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesinde işçilerin serbestçe yasal sınırlar içinde sendikal faaliyette bulunmaları güvence altına alınmış ve yaptırımı da kurala bağlanmıştır. "Sendikal tazminat" olarak isimlendirilen bu yaptırımın koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispatı işçiye aittir. Bunun da her bir fesih ve gösterilen olay bakımından gerçekleştiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ile mümkün olacağı doğaldır. Aksi halde işçi ve işveren ilişkileri konusunda sağlanması gereken dengeler ve dolayısıyla iş barışı bozulabilir.
Yukarıda ayrıntılı biçimde yapılan açıklamalardan sendikal tazminatı gerektiren koşulların tereddüte yer vermeyecek biçimde gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılamamaktadır. Bunun için davacının işine son verildiği tarihten önceki dönemden itibaren işçi ve üyelik sayılarının tam olarak belirlenmesi, bir başka anlatımla kaç işçinin işyerinde çalıştığı bunlardan ne kadarının sendikaya üye oldukalrı ne kadarının olmadığı, üye olanlardan kaç işçinin işine son verildiği, üye olanların daha sonra sendikadan istifa edip etmedikleri, toplu iş sözleşmesi prosedürü aşamalarına göre ortaya çıkarılması zorunluluğu vardır.
İşten çıkarıan işçilerin yerine işçi alınıp alınmadığı da ayrı bir araştırma konusu yapılmalıdır.
Davalı ekonomik nedenle bir kısım işçilerin işine son verildiğini savunduğuna gör emahkemece bu konu üzerinde de araştırma ve inceleme yapılmalıdır.
Bölge Çalışma Müdürlüğü'nce yaptırılan soruşturma sonucunda da kesin bir kanaate varılmış değildir.
Bütün bu sebeplerden dolayı eksik inceleme ile sonuca varılmış olması isabetsiz görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), davacı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma vukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy