(1475 S. K. m. 14, 49, 51, 54) (2822 S. K. m. 5, 6)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret zamlarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda: ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 4.5.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat A. R. Ö. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, dvalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyerinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmesinin 26/a-b/4 maddesinde yıllık ücretli izin süresinin ihbar sürelerinin mevcut izin süresine eklenerek bulunacak hizmet süresi üzerinden hesaplanması öngörülmüştür. Mahkemece bu madde dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de, çalışılmayan böyle bir sürenin çalışılmış gibi kabul edilmesi 1475 sayılı İş Kanunu'nun 49 ve 51.'nci maddelerindeki ayrıntılı ve sınırlı düzenlemelere aykırılık oluşturur. Bu bakımdan sadece İş Kanunu'na göre çalışılmış olan yada çalışılmış gibi sayılan günler gözönünde tutularak izin alacağı hesaplanmak suretiyle hüküm kurulmalıdır.
3- Yargılama aşamasında 1.8.1996 tarihindeki toplu iş sözleşmesi zammının davacı işçiye ödendiği savunulmuş ve ödeme belgeside ibraz edilmiştir. Bu ödeme belgesi imzalı olup, davacıyı bağladığından bu zammın hüküm altına alınması doğru değildtir.
4- Ücretsiz izin ve grevde geçen süreler için ücret farkı hesaplaması yapılması hataldır. Zira çalışılmayan bu süreler için ücret söz konusu olamaz.
5- Toplu iş sözleşmesinin 59/c maddesinde kıdem tazminatının hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 gün içinde ödenmesi öngörülmüş olup, bu tür kısa sürelerin toplu iş sözleşmeleriyle kabulü dairemizin yerleşmiş uygulamaları gereği hükümsüz sayılamaz. Bu itibarla onuncu günü takip eden günden itibaren kıdem tazminatı faizi hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy