(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, ihbar kıdem ve kötüniyet tazminatları ile izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin davalıya ait işyerinde yıllardan beri nitelikli işçi olarak çalıştığı anlaşıldığı gibi dosya içinde yer alan bordrolarda da tüm işçilerin aylıklarının ayrı miktarda asgari ücret seviyesinde gösterildiği görülmektedir. Davacı tanıkları miktarı belirtmek suretiyle davacının ücretini bildirmişseler de bu konudaki uyuşmazlığın isabetli bir çözüme kavuşturulması için işyerinin bağlı olduğu meslek kuruluşundan davacının niteliği ve çalışma süresi açıklanmak suretiyle ne kadar ücret alabileceği sorularak verilecek cevapta bir değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.04.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davalıya ait işyerinin en fazla yedi işçi çalıştıran ve tekstil alanında faaliyet gösteren küçük sermayeli bir işletme olduğu, nitekim işverenin ölümü üzerine mirasçısı eş ve çocukları tarafından güçlükle çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bordrolar itirazi kayıtsız davacı tarafından imzalanmıştır. Dinlenen davacı tanıklarının bordroyu imzalayan kişiler olmasına rağmen davanın sonucundan menfaatleri olduğundan bordroya aykırı beyanda bulundukları kanısındayım. Bu nedenle imzalı işyeri bordrosuna değer vererek mahalli mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan daire çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy