(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmem hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı açmış olduğu bu davada hizmet akdinin işverence feshi nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı istemiştir. Davalı ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini savunmuş ve bu konuda ibraname ibraz etmiştir. Yargılama sırasında davacı ihbar ve kıdem tazminatı olarak 53.742.984 Tl. aldığını kabul etmiştir. Ancak davacı ödenen miktarın asgari ücret üzerinden hesaplandığını, gerekçe ücretin daha yüksek olduğunu belirterek fark tazminat istemiştir.
Davalı tarafından ibraz edilen ibranamede davacı işçilik haklarını aldığını belirttikten sonra ".... ihbar ve kıdem tazminatlarımı tam ve eksiksiz olarak aldım. Hiçbir hak ve alacağım kalmadığından.... ibra ederim." sözleri ile davalı işvereni tamamen ibra etmiştir. Bu durumda davacının fark kıdem ve ihbar tazminatlarını isteme hakkı kalmıştır. Açıklanan maddi ve hukuki koşullar karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.4.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy