(2822 S. K. m. 25, 70) (2821 S. K. m. 31) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve sendikal tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davacıya ait işyerinde çalışırken sendikal nedenle birçok işçi ile birlikte işine son verildiğini ileri sürerek ihbar, kıdem ve sendikal tazminat isteklerinde bulunmuş mahkemece yasa dışı grevin tespiti isteği ile davalı işveren tarafından bir davanın açılmadığı davacının işyerinde işi aksatmak amacı ile yapılan bir toplantıya katılıp katılmadığı belirlenmediği hangi davranışta bulunduğunun anlaşılamadığı gerekçe gösterilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri feshin haklı nedene dayanmadığı için hüküm altına alınmış sendikal tazminat isteği ise reddedilmiştir.
Hizmet sözleşmesi feshedilen davacı ve diğer işçilerin açtıkları seri halindeki davaların yargılanması sonucunda verilen karar ayrı ayrı işçilerin haklı olup olmadıkları bakımından bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın genel mahiyettedir. Oysa davacı ile birlikte bugün temyiz incelemesi yapılan diğer 31 işçi tarafından açılan dava dosyalarının incelenmesinden işyerinde önce bir kısım işçilerin sözleşmelerinin feshedildiği sonrada 16.12.1996 günü diğer bir kısım işçilerin işlerine son verildiği fakat bu son vermenin işçilerin iddiasına göre dışarı atılma şeklinde işverenin savunmasına göre de protesto şeklinde de bir toplantı yapılması sonucu gerçekleştirildiği, son grup işçilerin işyerlerine alınmadıkları görülmektedir. Üç aşama şeklinde oluşan olayların tarih sırasına göre gerçekleştiği ve bu arada noterlik vasıtası ile tespitler yapılıp jandarmanın da durumdan haberdar edildiği ve jandarmaca düzenlenen tutanak içeriğine göre de zor kullanıldığı ve işçilerin eylemlerine son verildiği tespit edilmektedir.
Bütün bunlardan başka işyerinde Grev ve Lokavt Kanununa muhalefet edilmesine neden olması iddiası ile sendika şubesi başkanı ile şube sekreteri hakkında dava açıldığı ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda anılan sanıkların beraat ettikleri ancak beraat kararının yargıtayca bozulduğu mahkemenin bozma kararına uyduğu bu ceza davasının henüz sonuçlanmadığı bundan başka dava açan işçilerden bir kısmı hakkında 2822 sayılı Yasanın 25 ve 70. maddeleri uyarınca hakkında ön ödeme tebligatı çıkarıldığı ancak bunlardan hiç bir işçinin ön ödemede bulunmadığı anlaşılmakta ise de onlar hakkında dava açılıp açılmadığı belli değildir. Açıklanan bu olgulara göre her bir işçinin durumun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan ilk aşamada kimlerin işlerine son verildiği belirlenerek bu son verme nedeni üzerinde durulmalı feshin haklı yada haksız olup olmadığı sendikal nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir.
Diğer işçiler bakımından da anılan ceza dosyası sonucu beklenip celp edilmeli ve ceza ödemeleri ile ilgili inceleme ve araştırmalar yapılmalı ve bu arada olayların hangi vardiyada cereyan ettiği direniş ve yasa dışı bir toplantı üzerinde yapılmışsa puantaj kayıtları getirtilmek suretiyle kimlerin böyle bir toplantıya katılıp işyerinde çalışmadıkları kimlerin ise çalıştıkları tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmeli bu belirleme yapılırken noterlikce düzenlenen tespitler ve jandarma tutanağı içerikleri de dikkate alınmalıdır. Şayet protesto babında işyerinde ya da iş saatlerinin içinde toplantı yapıldığı ve bunun üzerine toplantıya katılan işçilerin sözleşmelerinin feshedildiği sonucuna varıldığı takdirde işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağı düşünülmeli, böyle bir toplantı yapılmış olmakla birlikte toplantıya katılmayan işçiler varsa onların sözleşmelerinin feshi haksız olduğu kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatları ve koşulları gerçekleşmişse ayrıca sendikal tazminata karar verilmelidir. Bütün bunlardan başka olayın cereyan ettiği 1996 yılı Kasım, Aralık aylarında ya da yakın tarihlerde davacı ve diğer işçilerin üyesi olduğu işçi sendikasının Toplu İş Sözleşmesi prosedürü başlatıp başlatmadığı, başlatmış ise ne safhada olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Bu hususlar belirlenmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy