(2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı işçi davalıya ait bankanın İstanbul'daki bir şubesinde çalışmakta iken görevini yerine getirmediği ve bankaya faydalı olmadığı gerekçesiyle hizmet akdi kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle feshedilmiştir.
Davacı feshin sendikal nedene dayandığını iddia ederek sendikal tazminat isteğinde bulunmuş ve mahkemece de istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Davacı ile birlikte aynı tarihte davalı bankanın muhtelif şubelerinde çalışan 25 işçi hakkında aynı nedenle açılan davalar mahkemece birlikte yürütülmüş olup duruşma tutanakları ayrı ayrı düzenlenmeksizin suretler çıkarılmak suretiyle hepsi için geçerli şekilde hazırlanmıştır. Dinlenen gerek davacı gerekse davalı tanıkları her bir davacı hakkında ayrı ayrı açıklama yapmamışlar bir veya iki davacının adından bahsetmek suretiyle beyanda bulunmuşlardır. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu sendikal tazminata özel bir önem vermiş ve 31. maddesinde çok ayrıntılı düzenlemeler öngörmüştür.
Sendikal nedenle feshin ispati halinde de sendikalı işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak gibi ağır bir yaptırımın uygulanması kabul edilmiştir. Bu itibarla sendikal nedenin her bir davacı bakımından ayrı ayrı üzerinde durulup gerçekleştiğinin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmış olması gerekir ki burada ispat yükümlülüğünün davacı işçiye ait olduğu açıktır.
İddianın ileri sürülüş şekline göre sendikal nedenin varlığının kabulü için eğer üyelik söz konusu ise hangi tarihte gerçekleştiği, varsa hangi tarihte sendikadan istifa edilip bir başka sendikaya üye olunduğu, feshin hangi tarihte yapıldığı toplu sözleşme prosedürünün sendikaca başlatılıp başlatılmadığı ve başlatılmış ise hangi aşamada bulunduğu; şayet sendikal neden üyelik dışında bir faaliyetten kaynaklanmış ise bu faaliyetin somut olarak ne zaman gerçekleştiği ve neden ibaret olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Dairemizde kararlılık kazanmış uygulamaya göre özellikle sendikal nedenle çok sayıda işçinin çıkarıldığı iddia olunun durumlarda ve somut olay bakımından banka şubelerinin her birinde kaç işçinin çalıştığı, bunlardan kaçının hangi sendikaya üye olduğu, kaç işçinin de üye olmadığı, işten çıkarılanların sendikalı ve sendikasız olarak sayılarının, çıkarılmayanların sayılarının belirlenmesinin büyük bir öneminin olduğu kabul edilmektedir.
Bu tür çok sayıda işçi tarafından aynı anda sendikal tazminat isteğiyle açılmış olan davalarda tarafların göstermiş oldukları tanıklar bakımından da burada bazı açıklamalarda bulunulması yerinde olacaktır. Davacı yada davalı tanıklarının işyerinde çalışmalarını sürdürüp sürdürmedikleri, davacıların birbirlerine tanıklık yapıp yapmadıkları, yada mahkemece sendikal tazminat isteği kabul edildiği takdirde bunların böyle bir sonuçtan hukuki bir yararlarının bulunup bulunmadığı hususu da inceleme konusu yapılmalıdır.
Bütün bunlardan başka her bir tanıktan, davacının adı görevi, durumu belirtilmek suretiyle, yani dosyaların ferdileştirilerek bildiklerinin anlatılması istenilmelidir. İsim ve görevleri belirtilmeksizin salt "davacı" denilmek suretiyle tanıkların verdiği ifadelerin sonuca götürmekte yeterli olmadığı bu tür davalarda önemle ve özenle durulmalıdır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.4.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy